Portal
Portal Sayfası
Bu bölüm; ECU (Araç Kontrol Ünitesi) yazılımları, performans artırıcı harita güncellemeleri, yakıt tasarrufu odaklı yazılımlar ve gizli özellik açma işlemleri hakkında bilgi paylaşımı için ayrılmıştır. Teknik güvenliği korumak adına aşağıdaki kurallar uygulanır:
1. Profesyonel Yaklaşım ve Veri Paylaşımı
Yapılan yazılım (Remap) işlemleri hakkında bilgi verilirken; sadece "araba çok hızlandı" demek yerine, varsa Dyno (Güç Testi) verileri, 0-100 km/s hızlanma ölçümleri ve yakıt tüketimindeki değişimler paylaşılmalıdır. Verisiz iddialar forumda sadece kişisel görüş olarak kabul edilir.
2. Donanımsal Gereklilikler ve Risk Bildirimi
Yazılım öncesi veya sonrası yapılması gereken donanımsal değişiklikler (Örn: Downpipe, Intercooler büyütme, EGR/DPF durumları) mutlaka belirtilmelidir. Yazılımın motor, şanzıman ve debriyaj üzerindeki olası mekanik riskleri hakkında dürüst bilgi verilmesi zorunludur.
3. "Dumanlı" Yazılım ve Çevre Hassasiyeti
Yollarda diğer sürücülerin görüşünü engelleyen, aşırı kara duman atan veya çevreyi aşırı derecede kirleten "Smoke Map" tarzı uygulamaların övülmesi veya tavsiye edilmesi yasaktır. RCT, her zaman çevreye saygılı ve teknik limitler dahilindeki modifikasyonları destekler.
4. Firma ve Marka Reklamı Yasağı
Üyelerimiz yaptırdıkları yazılımın markasını veya firmasını belirtebilirler. Ancak; yönetim onayı olmaksızın sürekli bir firmanın reklamını yapmak, kampanya duyurusu paylaşmak veya "buraya gidin, indirim alın" diyerek müşteri toplamak yasaktır. Ticari duyurular sadece "Sponsorluklar" bölümünde yapılabilir.
5. Orijinal Yazılım ve Güvenlik Yedeklemesi
Yazılım işlemi yaptıracak üyelerimize, her zaman orijinal (Stock) dosyanın bir yedeğinin alınması ve gerektiğinde geri dönülebilir olması tavsiye edilmelidir. Bu konudaki tecrübeler paylaşılmalıdır.
6. Gizli Özellik Açma İşlemleri
Renault ve Dacia araçlarında yazılımsal olarak kapalı gelen (Örn: Yokuş kalkış desteği, yol bilgisayarı aktivasyonu vb.) özelliklerin nasıl açılacağına dair teknik rehberler desteklenir. Ancak bu işlemler sırasında oluşabilecek elektronik arızaların sorumluluğu uygulayıcıya aittir.
7. Başlık ve Yazım Standartları
Konu başlıklarının sadece ilk harfleri büyük yazılmalı, araç ve motor tipi belirtilmelidir. (Örn: [Clio 5] 1.0 TCe Stage 1 Yazılım Deneyimi / [Duster] Yakıt Tasarrufu Odaklı Yazılım Sonuçları).
1. Profesyonel Yaklaşım ve Veri Paylaşımı
Yapılan yazılım (Remap) işlemleri hakkında bilgi verilirken; sadece "araba çok hızlandı" demek yerine, varsa Dyno (Güç Testi) verileri, 0-100 km/s hızlanma ölçümleri ve yakıt tüketimindeki değişimler paylaşılmalıdır. Verisiz iddialar forumda sadece kişisel görüş olarak kabul edilir.
2. Donanımsal Gereklilikler ve Risk Bildirimi
Yazılım öncesi veya sonrası yapılması gereken donanımsal değişiklikler (Örn: Downpipe, Intercooler büyütme, EGR/DPF durumları) mutlaka belirtilmelidir. Yazılımın motor, şanzıman ve debriyaj üzerindeki olası mekanik riskleri hakkında dürüst bilgi verilmesi zorunludur.
3. "Dumanlı" Yazılım ve Çevre Hassasiyeti
Yollarda diğer sürücülerin görüşünü engelleyen, aşırı kara duman atan veya çevreyi aşırı derecede kirleten "Smoke Map" tarzı uygulamaların övülmesi veya tavsiye edilmesi yasaktır. RCT, her zaman çevreye saygılı ve teknik limitler dahilindeki modifikasyonları destekler.
4. Firma ve Marka Reklamı Yasağı
Üyelerimiz yaptırdıkları yazılımın markasını veya firmasını belirtebilirler. Ancak; yönetim onayı olmaksızın sürekli bir firmanın reklamını yapmak, kampanya duyurusu paylaşmak veya "buraya gidin, indirim alın" diyerek müşteri toplamak yasaktır. Ticari duyurular sadece "Sponsorluklar" bölümünde yapılabilir.
5. Orijinal Yazılım ve Güvenlik Yedeklemesi
Yazılım işlemi yaptıracak üyelerimize, her zaman orijinal (Stock) dosyanın bir yedeğinin alınması ve gerektiğinde geri dönülebilir olması tavsiye edilmelidir. Bu konudaki tecrübeler paylaşılmalıdır.
6. Gizli Özellik Açma İşlemleri
Renault ve Dacia araçlarında yazılımsal olarak kapalı gelen (Örn: Yokuş kalkış desteği, yol bilgisayarı aktivasyonu vb.) özelliklerin nasıl açılacağına dair teknik rehberler desteklenir. Ancak bu işlemler sırasında oluşabilecek elektronik arızaların sorumluluğu uygulayıcıya aittir.
7. Başlık ve Yazım Standartları
Konu başlıklarının sadece ilk harfleri büyük yazılmalı, araç ve motor tipi belirtilmelidir. (Örn: [Clio 5] 1.0 TCe Stage 1 Yazılım Deneyimi / [Duster] Yakıt Tasarrufu Odaklı Yazılım Sonuçları).
- Yorum Yok
- 21.03.2026, 13:00
- Önder Tınaz
Bu bölüm; ECU (Araç Kontrol Ünitesi) yazılımları, performans artırıcı harita güncellemeleri, yakıt tasarrufu odaklı yazılımlar ve gizli özellik açma işlemleri hakkında bilgi paylaşımı için ayrılmıştır. Teknik güvenliği korumak adına aşağıdaki kurallar uygulanır:
1. Profesyonel Yaklaşım ve Veri Paylaşımı
Yapılan yazılım (Remap) işlemleri hakkında bilgi verilirken; sadece "araba çok hızlandı" demek yerine, varsa Dyno (Güç Testi) verileri, 0-100 km/s hızlanma ölçümleri ve yakıt tüketimindeki değişimler paylaşılmalıdır. Verisiz iddialar forumda sadece kişisel görüş olarak kabul edilir.
2. Donanımsal Gereklilikler ve Risk Bildirimi
Yazılım öncesi veya sonrası yapılması gereken donanımsal değişiklikler (Örn: Downpipe, Intercooler büyütme, EGR/DPF durumları) mutlaka belirtilmelidir. Yazılımın motor, şanzıman ve debriyaj üzerindeki olası mekanik riskleri hakkında dürüst bilgi verilmesi zorunludur.
3. "Dumanlı" Yazılım ve Çevre Hassasiyeti
Yollarda diğer sürücülerin görüşünü engelleyen, aşırı kara duman atan veya çevreyi aşırı derecede kirleten "Smoke Map" tarzı uygulamaların övülmesi veya tavsiye edilmesi yasaktır. RCT, her zaman çevreye saygılı ve teknik limitler dahilindeki modifikasyonları destekler.
4. Firma ve Marka Reklamı Yasağı
Üyelerimiz yaptırdıkları yazılımın markasını veya firmasını belirtebilirler. Ancak; yönetim onayı olmaksızın sürekli bir firmanın reklamını yapmak, kampanya duyurusu paylaşmak veya "buraya gidin, indirim alın" diyerek müşteri toplamak yasaktır. Ticari duyurular sadece "Sponsorluklar" bölümünde yapılabilir.
5. Orijinal Yazılım ve Güvenlik Yedeklemesi
Yazılım işlemi yaptıracak üyelerimize, her zaman orijinal (Stock) dosyanın bir yedeğinin alınması ve gerektiğinde geri dönülebilir olması tavsiye edilmelidir. Bu konudaki tecrübeler paylaşılmalıdır.
6. Gizli Özellik Açma İşlemleri
Renault ve Dacia araçlarında yazılımsal olarak kapalı gelen (Örn: Yokuş kalkış desteği, yol bilgisayarı aktivasyonu vb.) özelliklerin nasıl açılacağına dair teknik rehberler desteklenir. Ancak bu işlemler sırasında oluşabilecek elektronik arızaların sorumluluğu uygulayıcıya aittir.
7. Başlık ve Yazım Standartları
Konu başlıklarının sadece ilk harfleri büyük yazılmalı, araç ve motor tipi belirtilmelidir. (Örn: [Clio 5] 1.0 TCe Stage 1 Yazılım Deneyimi / [Duster] Yakıt Tasarrufu Odaklı Yazılım Sonuçları).
1. Profesyonel Yaklaşım ve Veri Paylaşımı
Yapılan yazılım (Remap) işlemleri hakkında bilgi verilirken; sadece "araba çok hızlandı" demek yerine, varsa Dyno (Güç Testi) verileri, 0-100 km/s hızlanma ölçümleri ve yakıt tüketimindeki değişimler paylaşılmalıdır. Verisiz iddialar forumda sadece kişisel görüş olarak kabul edilir.
2. Donanımsal Gereklilikler ve Risk Bildirimi
Yazılım öncesi veya sonrası yapılması gereken donanımsal değişiklikler (Örn: Downpipe, Intercooler büyütme, EGR/DPF durumları) mutlaka belirtilmelidir. Yazılımın motor, şanzıman ve debriyaj üzerindeki olası mekanik riskleri hakkında dürüst bilgi verilmesi zorunludur.
3. "Dumanlı" Yazılım ve Çevre Hassasiyeti
Yollarda diğer sürücülerin görüşünü engelleyen, aşırı kara duman atan veya çevreyi aşırı derecede kirleten "Smoke Map" tarzı uygulamaların övülmesi veya tavsiye edilmesi yasaktır. RCT, her zaman çevreye saygılı ve teknik limitler dahilindeki modifikasyonları destekler.
4. Firma ve Marka Reklamı Yasağı
Üyelerimiz yaptırdıkları yazılımın markasını veya firmasını belirtebilirler. Ancak; yönetim onayı olmaksızın sürekli bir firmanın reklamını yapmak, kampanya duyurusu paylaşmak veya "buraya gidin, indirim alın" diyerek müşteri toplamak yasaktır. Ticari duyurular sadece "Sponsorluklar" bölümünde yapılabilir.
5. Orijinal Yazılım ve Güvenlik Yedeklemesi
Yazılım işlemi yaptıracak üyelerimize, her zaman orijinal (Stock) dosyanın bir yedeğinin alınması ve gerektiğinde geri dönülebilir olması tavsiye edilmelidir. Bu konudaki tecrübeler paylaşılmalıdır.
6. Gizli Özellik Açma İşlemleri
Renault ve Dacia araçlarında yazılımsal olarak kapalı gelen (Örn: Yokuş kalkış desteği, yol bilgisayarı aktivasyonu vb.) özelliklerin nasıl açılacağına dair teknik rehberler desteklenir. Ancak bu işlemler sırasında oluşabilecek elektronik arızaların sorumluluğu uygulayıcıya aittir.
7. Başlık ve Yazım Standartları
Konu başlıklarının sadece ilk harfleri büyük yazılmalı, araç ve motor tipi belirtilmelidir. (Örn: [Clio 5] 1.0 TCe Stage 1 Yazılım Deneyimi / [Duster] Yakıt Tasarrufu Odaklı Yazılım Sonuçları).
Bu bölüm; motor performansı artırma, turbo/intercooler uygulamaları, yazılım (chiptuning), egzoz sistemleri ve mekanik güçlendirmeler hakkında bilgi paylaşımı için ayrılmıştır. Teknik emniyeti ve bilgi kalitesini korumak adına aşağıdaki kurallar uygulanır:
1. Teknik Detay ve Parça Listesi Zorunluluğu
Yapılan bir modifikasyon paylaşılırken; kullanılan parçaların markası, teknik verileri (Örn: Turbo pallerinin ölçüsü, enjektör cc değeri vb.) ve varsa yapılan mekanik işlemler (Örn: Kapak taşlama, stroker krank değişimi) detaylıca yazılmalıdır. "Araba uçuyor" gibi verisiz paylaşımlar teknik değer taşımaz.
2. Veri Odaklı Paylaşım (Dyno & Log)
Performans artışı iddia edilen konularda, imkan varsa Dyno (Güç Testi) çıktısı veya 0-100 / 100-200 km/s verilerinin (Dragy vb. cihazlarla) paylaşılması teşvik edilir. Sadece "hissiyat" üzerine kurulan performans iddiaları tartışmaya açıktır.
3. Motor Sağlığı ve Güvenlik Uyarısı
Motorun mekanik sınırlarını zorlayan uygulamalarda (Örn: Aşırı basınç basmak, yazılım sınırlarını zorlamak), bu işlemlerin motora verebileceği olası zararlar ve riskler mutlaka belirtilmelidir. "Hiçbir şey olmaz" diyerek diğer üyeleri riskli modifikasyonlara teşvik etmek yasaktır.
4. Yazılım (Remap) ve Emisyon Hassasiyeti
Yazılım uygulamaları hakkında bilgi verilirken; işlemi yapan firmanın referansları ve aracın duman/emisyon durumu hakkında dürüst bilgi verilmelidir. Çevreye aşırı zarar veren veya trafikte diğer sürücüleri mağdur eden (Aşırı kara duman vb.) uygulamaların reklamı yapılamaz.
5. Parça Uyumluluğu ve "Hibrit" Projeler
Farklı motor bloklarından parça aktarımı (Örn: 1.6 krankını 1.4 bloğa takmak gibi "Stroker" işlemleri) yapılırken, parçaların uyum süreci ve tornalık işlemler net bir şekilde anlatılmalıdır. Bu tarz "Sleeper" projeler forumun en değerli içerikleridir.
6. Ticari Reklam ve Garaj Yönlendirmesi
İşlemi yapan ustanın veya yazılım firmasının ismini zikretmek serbesttir. Ancak yönetim onayı dışında doğrudan fiyat vermek, müşteri toplamak veya sürekli bir firmanın reklamını yapmak yasaktır.
7. Başlık ve Yazım Standartları
Konu başlıklarının sadece ilk harfleri büyük yazılmalı, motor kodu ve yapılan ana işlem belirtilmelidir. (Örn: [R19 Europa] 1.6 Energy Motor Stroker ve Hibrit Turbo Uygulaması / [Clio 4] 1.5 dCi Yazılım ve Downpipe Sonuçları).
1. Teknik Detay ve Parça Listesi Zorunluluğu
Yapılan bir modifikasyon paylaşılırken; kullanılan parçaların markası, teknik verileri (Örn: Turbo pallerinin ölçüsü, enjektör cc değeri vb.) ve varsa yapılan mekanik işlemler (Örn: Kapak taşlama, stroker krank değişimi) detaylıca yazılmalıdır. "Araba uçuyor" gibi verisiz paylaşımlar teknik değer taşımaz.
2. Veri Odaklı Paylaşım (Dyno & Log)
Performans artışı iddia edilen konularda, imkan varsa Dyno (Güç Testi) çıktısı veya 0-100 / 100-200 km/s verilerinin (Dragy vb. cihazlarla) paylaşılması teşvik edilir. Sadece "hissiyat" üzerine kurulan performans iddiaları tartışmaya açıktır.
3. Motor Sağlığı ve Güvenlik Uyarısı
Motorun mekanik sınırlarını zorlayan uygulamalarda (Örn: Aşırı basınç basmak, yazılım sınırlarını zorlamak), bu işlemlerin motora verebileceği olası zararlar ve riskler mutlaka belirtilmelidir. "Hiçbir şey olmaz" diyerek diğer üyeleri riskli modifikasyonlara teşvik etmek yasaktır.
4. Yazılım (Remap) ve Emisyon Hassasiyeti
Yazılım uygulamaları hakkında bilgi verilirken; işlemi yapan firmanın referansları ve aracın duman/emisyon durumu hakkında dürüst bilgi verilmelidir. Çevreye aşırı zarar veren veya trafikte diğer sürücüleri mağdur eden (Aşırı kara duman vb.) uygulamaların reklamı yapılamaz.
5. Parça Uyumluluğu ve "Hibrit" Projeler
Farklı motor bloklarından parça aktarımı (Örn: 1.6 krankını 1.4 bloğa takmak gibi "Stroker" işlemleri) yapılırken, parçaların uyum süreci ve tornalık işlemler net bir şekilde anlatılmalıdır. Bu tarz "Sleeper" projeler forumun en değerli içerikleridir.
6. Ticari Reklam ve Garaj Yönlendirmesi
İşlemi yapan ustanın veya yazılım firmasının ismini zikretmek serbesttir. Ancak yönetim onayı dışında doğrudan fiyat vermek, müşteri toplamak veya sürekli bir firmanın reklamını yapmak yasaktır.
7. Başlık ve Yazım Standartları
Konu başlıklarının sadece ilk harfleri büyük yazılmalı, motor kodu ve yapılan ana işlem belirtilmelidir. (Örn: [R19 Europa] 1.6 Energy Motor Stroker ve Hibrit Turbo Uygulaması / [Clio 4] 1.5 dCi Yazılım ve Downpipe Sonuçları).
- Yorum Yok
- 21.03.2026, 12:59
- Önder Tınaz
Bu bölüm; motor performansı artırma, turbo/intercooler uygulamaları, yazılım (chiptuning), egzoz sistemleri ve mekanik güçlendirmeler hakkında bilgi paylaşımı için ayrılmıştır. Teknik emniyeti ve bilgi kalitesini korumak adına aşağıdaki kurallar uygulanır:
1. Teknik Detay ve Parça Listesi Zorunluluğu
Yapılan bir modifikasyon paylaşılırken; kullanılan parçaların markası, teknik verileri (Örn: Turbo pallerinin ölçüsü, enjektör cc değeri vb.) ve varsa yapılan mekanik işlemler (Örn: Kapak taşlama, stroker krank değişimi) detaylıca yazılmalıdır. "Araba uçuyor" gibi verisiz paylaşımlar teknik değer taşımaz.
2. Veri Odaklı Paylaşım (Dyno & Log)
Performans artışı iddia edilen konularda, imkan varsa Dyno (Güç Testi) çıktısı veya 0-100 / 100-200 km/s verilerinin (Dragy vb. cihazlarla) paylaşılması teşvik edilir. Sadece "hissiyat" üzerine kurulan performans iddiaları tartışmaya açıktır.
3. Motor Sağlığı ve Güvenlik Uyarısı
Motorun mekanik sınırlarını zorlayan uygulamalarda (Örn: Aşırı basınç basmak, yazılım sınırlarını zorlamak), bu işlemlerin motora verebileceği olası zararlar ve riskler mutlaka belirtilmelidir. "Hiçbir şey olmaz" diyerek diğer üyeleri riskli modifikasyonlara teşvik etmek yasaktır.
4. Yazılım (Remap) ve Emisyon Hassasiyeti
Yazılım uygulamaları hakkında bilgi verilirken; işlemi yapan firmanın referansları ve aracın duman/emisyon durumu hakkında dürüst bilgi verilmelidir. Çevreye aşırı zarar veren veya trafikte diğer sürücüleri mağdur eden (Aşırı kara duman vb.) uygulamaların reklamı yapılamaz.
5. Parça Uyumluluğu ve "Hibrit" Projeler
Farklı motor bloklarından parça aktarımı (Örn: 1.6 krankını 1.4 bloğa takmak gibi "Stroker" işlemleri) yapılırken, parçaların uyum süreci ve tornalık işlemler net bir şekilde anlatılmalıdır. Bu tarz "Sleeper" projeler forumun en değerli içerikleridir.
6. Ticari Reklam ve Garaj Yönlendirmesi
İşlemi yapan ustanın veya yazılım firmasının ismini zikretmek serbesttir. Ancak yönetim onayı dışında doğrudan fiyat vermek, müşteri toplamak veya sürekli bir firmanın reklamını yapmak yasaktır.
7. Başlık ve Yazım Standartları
Konu başlıklarının sadece ilk harfleri büyük yazılmalı, motor kodu ve yapılan ana işlem belirtilmelidir. (Örn: [R19 Europa] 1.6 Energy Motor Stroker ve Hibrit Turbo Uygulaması / [Clio 4] 1.5 dCi Yazılım ve Downpipe Sonuçları).
1. Teknik Detay ve Parça Listesi Zorunluluğu
Yapılan bir modifikasyon paylaşılırken; kullanılan parçaların markası, teknik verileri (Örn: Turbo pallerinin ölçüsü, enjektör cc değeri vb.) ve varsa yapılan mekanik işlemler (Örn: Kapak taşlama, stroker krank değişimi) detaylıca yazılmalıdır. "Araba uçuyor" gibi verisiz paylaşımlar teknik değer taşımaz.
2. Veri Odaklı Paylaşım (Dyno & Log)
Performans artışı iddia edilen konularda, imkan varsa Dyno (Güç Testi) çıktısı veya 0-100 / 100-200 km/s verilerinin (Dragy vb. cihazlarla) paylaşılması teşvik edilir. Sadece "hissiyat" üzerine kurulan performans iddiaları tartışmaya açıktır.
3. Motor Sağlığı ve Güvenlik Uyarısı
Motorun mekanik sınırlarını zorlayan uygulamalarda (Örn: Aşırı basınç basmak, yazılım sınırlarını zorlamak), bu işlemlerin motora verebileceği olası zararlar ve riskler mutlaka belirtilmelidir. "Hiçbir şey olmaz" diyerek diğer üyeleri riskli modifikasyonlara teşvik etmek yasaktır.
4. Yazılım (Remap) ve Emisyon Hassasiyeti
Yazılım uygulamaları hakkında bilgi verilirken; işlemi yapan firmanın referansları ve aracın duman/emisyon durumu hakkında dürüst bilgi verilmelidir. Çevreye aşırı zarar veren veya trafikte diğer sürücüleri mağdur eden (Aşırı kara duman vb.) uygulamaların reklamı yapılamaz.
5. Parça Uyumluluğu ve "Hibrit" Projeler
Farklı motor bloklarından parça aktarımı (Örn: 1.6 krankını 1.4 bloğa takmak gibi "Stroker" işlemleri) yapılırken, parçaların uyum süreci ve tornalık işlemler net bir şekilde anlatılmalıdır. Bu tarz "Sleeper" projeler forumun en değerli içerikleridir.
6. Ticari Reklam ve Garaj Yönlendirmesi
İşlemi yapan ustanın veya yazılım firmasının ismini zikretmek serbesttir. Ancak yönetim onayı dışında doğrudan fiyat vermek, müşteri toplamak veya sürekli bir firmanın reklamını yapmak yasaktır.
7. Başlık ve Yazım Standartları
Konu başlıklarının sadece ilk harfleri büyük yazılmalı, motor kodu ve yapılan ana işlem belirtilmelidir. (Örn: [R19 Europa] 1.6 Energy Motor Stroker ve Hibrit Turbo Uygulaması / [Clio 4] 1.5 dCi Yazılım ve Downpipe Sonuçları).
Bu bölüm; koltuk döşemeleri, direksiyon kaplamaları, ön konsol (torpido) restorasyonları, tavan/taban halısı değişimleri ve kabin içi estetik dokunuşlar hakkında bilgi paylaşımı için ayrılmıştır. İç mekan kalitesini korumak adına aşağıdaki kurallar uygulanır:
1. Uygulama Detayları ve Malzeme Bilgisi
Yapılan işlemlerde kullanılan malzemenin türü (Örn: Suni deri, Alcantara, Nubuk, kumaş vb.) ve uygulama yöntemi (Örn: Yapıştırma, dikme, geçme) mutlaka belirtilmelidir. Bu detaylar, aynı işlemi yapmak isteyen diğer üyeler için teknik rehber niteliği taşır.
2. Görsel Kalitesi ve Detay Çekimler
İç mekan çekimlerinde ışık çok önemlidir. Yapılan işçiliğin kalitesini (dikiş hataları, potluklar veya renk uyumu) net gösteren, yüksek çözünürlüklü ve detaylı fotoğraflar paylaşılmalıdır. Karanlıkta çekilmiş veya flu görseller moderasyon tarafından düzenlenebilir.
3. "Nasıl Olmuş?" ve Estetik Eleştiri
İç mekan modifiyesi kişisel konforla doğrudan ilgilidir. Yapılan eleştiriler; "Çok rüküş", "Kötü duruyor" gibi kırıcı ifadeler yerine; "Renk uyumu şu şekilde olsa daha ferah durabilirdi" gibi yapıcı öneriler içermelidir. Üyelerin zevklerine saygı esastır.
4. Güvenlik ve Airbag Hassasiyeti
Koltuk kılıfı veya konsol kaplama gibi işlemlerde, araçtaki Airbag (Hava Yastığı) sistemlerinin çalışmasını engelleyecek uygulamalardan kaçınılmalıdır. Güvenliği riske atan (Airbag üzerine ağır aksesuarlar takmak, patlama bölgesini sert malzemeyle kaplamak vb.) işlemler "Tavsiye" olarak sunulamaz.
5. Orijinallik ve Restorasyon (OEM+)
Özellikle klasikleşmiş modellerde (R9, R11, R19, Flash vb.) yapılan restorasyon çalışmaları ve orijinale sadık kalınarak yapılan iyileştirmeler (OEM+) öncelikli olarak desteklenir. Fabrika çıkış formunu bozan aşırı uygulamalarda "Geri dönüş imkanı" olup olmadığı belirtilmelidir.
6. Ticari Reklam ve Usta Yönlendirmesi
İşlemi yapan döşemeci veya atölyenin ismi referans olarak verilebilir. Ancak yönetim onayı dışında doğrudan iletişim numarası paylaşmak, fiyat pazarlığı yapmak veya ticari müşteri toplamak reklam sayılır ve yasaktır.
7. Başlık ve Yazım Standartları
Konu başlıklarının sadece ilk harfleri büyük yazılmalı ve araç modeli mutlaka belirtilmelidir. (Örn: [Megane 2] Bej Deri Döşeme ve Direksiyon Yenileme / [Logan] Ambiyans Aydınlatma Uygulaması).
1. Uygulama Detayları ve Malzeme Bilgisi
Yapılan işlemlerde kullanılan malzemenin türü (Örn: Suni deri, Alcantara, Nubuk, kumaş vb.) ve uygulama yöntemi (Örn: Yapıştırma, dikme, geçme) mutlaka belirtilmelidir. Bu detaylar, aynı işlemi yapmak isteyen diğer üyeler için teknik rehber niteliği taşır.
2. Görsel Kalitesi ve Detay Çekimler
İç mekan çekimlerinde ışık çok önemlidir. Yapılan işçiliğin kalitesini (dikiş hataları, potluklar veya renk uyumu) net gösteren, yüksek çözünürlüklü ve detaylı fotoğraflar paylaşılmalıdır. Karanlıkta çekilmiş veya flu görseller moderasyon tarafından düzenlenebilir.
3. "Nasıl Olmuş?" ve Estetik Eleştiri
İç mekan modifiyesi kişisel konforla doğrudan ilgilidir. Yapılan eleştiriler; "Çok rüküş", "Kötü duruyor" gibi kırıcı ifadeler yerine; "Renk uyumu şu şekilde olsa daha ferah durabilirdi" gibi yapıcı öneriler içermelidir. Üyelerin zevklerine saygı esastır.
4. Güvenlik ve Airbag Hassasiyeti
Koltuk kılıfı veya konsol kaplama gibi işlemlerde, araçtaki Airbag (Hava Yastığı) sistemlerinin çalışmasını engelleyecek uygulamalardan kaçınılmalıdır. Güvenliği riske atan (Airbag üzerine ağır aksesuarlar takmak, patlama bölgesini sert malzemeyle kaplamak vb.) işlemler "Tavsiye" olarak sunulamaz.
5. Orijinallik ve Restorasyon (OEM+)
Özellikle klasikleşmiş modellerde (R9, R11, R19, Flash vb.) yapılan restorasyon çalışmaları ve orijinale sadık kalınarak yapılan iyileştirmeler (OEM+) öncelikli olarak desteklenir. Fabrika çıkış formunu bozan aşırı uygulamalarda "Geri dönüş imkanı" olup olmadığı belirtilmelidir.
6. Ticari Reklam ve Usta Yönlendirmesi
İşlemi yapan döşemeci veya atölyenin ismi referans olarak verilebilir. Ancak yönetim onayı dışında doğrudan iletişim numarası paylaşmak, fiyat pazarlığı yapmak veya ticari müşteri toplamak reklam sayılır ve yasaktır.
7. Başlık ve Yazım Standartları
Konu başlıklarının sadece ilk harfleri büyük yazılmalı ve araç modeli mutlaka belirtilmelidir. (Örn: [Megane 2] Bej Deri Döşeme ve Direksiyon Yenileme / [Logan] Ambiyans Aydınlatma Uygulaması).
- Yorum Yok
- 21.03.2026, 12:57
- Önder Tınaz
Bu bölüm; koltuk döşemeleri, direksiyon kaplamaları, ön konsol (torpido) restorasyonları, tavan/taban halısı değişimleri ve kabin içi estetik dokunuşlar hakkında bilgi paylaşımı için ayrılmıştır. İç mekan kalitesini korumak adına aşağıdaki kurallar uygulanır:
1. Uygulama Detayları ve Malzeme Bilgisi
Yapılan işlemlerde kullanılan malzemenin türü (Örn: Suni deri, Alcantara, Nubuk, kumaş vb.) ve uygulama yöntemi (Örn: Yapıştırma, dikme, geçme) mutlaka belirtilmelidir. Bu detaylar, aynı işlemi yapmak isteyen diğer üyeler için teknik rehber niteliği taşır.
2. Görsel Kalitesi ve Detay Çekimler
İç mekan çekimlerinde ışık çok önemlidir. Yapılan işçiliğin kalitesini (dikiş hataları, potluklar veya renk uyumu) net gösteren, yüksek çözünürlüklü ve detaylı fotoğraflar paylaşılmalıdır. Karanlıkta çekilmiş veya flu görseller moderasyon tarafından düzenlenebilir.
3. "Nasıl Olmuş?" ve Estetik Eleştiri
İç mekan modifiyesi kişisel konforla doğrudan ilgilidir. Yapılan eleştiriler; "Çok rüküş", "Kötü duruyor" gibi kırıcı ifadeler yerine; "Renk uyumu şu şekilde olsa daha ferah durabilirdi" gibi yapıcı öneriler içermelidir. Üyelerin zevklerine saygı esastır.
4. Güvenlik ve Airbag Hassasiyeti
Koltuk kılıfı veya konsol kaplama gibi işlemlerde, araçtaki Airbag (Hava Yastığı) sistemlerinin çalışmasını engelleyecek uygulamalardan kaçınılmalıdır. Güvenliği riske atan (Airbag üzerine ağır aksesuarlar takmak, patlama bölgesini sert malzemeyle kaplamak vb.) işlemler "Tavsiye" olarak sunulamaz.
5. Orijinallik ve Restorasyon (OEM+)
Özellikle klasikleşmiş modellerde (R9, R11, R19, Flash vb.) yapılan restorasyon çalışmaları ve orijinale sadık kalınarak yapılan iyileştirmeler (OEM+) öncelikli olarak desteklenir. Fabrika çıkış formunu bozan aşırı uygulamalarda "Geri dönüş imkanı" olup olmadığı belirtilmelidir.
6. Ticari Reklam ve Usta Yönlendirmesi
İşlemi yapan döşemeci veya atölyenin ismi referans olarak verilebilir. Ancak yönetim onayı dışında doğrudan iletişim numarası paylaşmak, fiyat pazarlığı yapmak veya ticari müşteri toplamak reklam sayılır ve yasaktır.
7. Başlık ve Yazım Standartları
Konu başlıklarının sadece ilk harfleri büyük yazılmalı ve araç modeli mutlaka belirtilmelidir. (Örn: [Megane 2] Bej Deri Döşeme ve Direksiyon Yenileme / [Logan] Ambiyans Aydınlatma Uygulaması).
1. Uygulama Detayları ve Malzeme Bilgisi
Yapılan işlemlerde kullanılan malzemenin türü (Örn: Suni deri, Alcantara, Nubuk, kumaş vb.) ve uygulama yöntemi (Örn: Yapıştırma, dikme, geçme) mutlaka belirtilmelidir. Bu detaylar, aynı işlemi yapmak isteyen diğer üyeler için teknik rehber niteliği taşır.
2. Görsel Kalitesi ve Detay Çekimler
İç mekan çekimlerinde ışık çok önemlidir. Yapılan işçiliğin kalitesini (dikiş hataları, potluklar veya renk uyumu) net gösteren, yüksek çözünürlüklü ve detaylı fotoğraflar paylaşılmalıdır. Karanlıkta çekilmiş veya flu görseller moderasyon tarafından düzenlenebilir.
3. "Nasıl Olmuş?" ve Estetik Eleştiri
İç mekan modifiyesi kişisel konforla doğrudan ilgilidir. Yapılan eleştiriler; "Çok rüküş", "Kötü duruyor" gibi kırıcı ifadeler yerine; "Renk uyumu şu şekilde olsa daha ferah durabilirdi" gibi yapıcı öneriler içermelidir. Üyelerin zevklerine saygı esastır.
4. Güvenlik ve Airbag Hassasiyeti
Koltuk kılıfı veya konsol kaplama gibi işlemlerde, araçtaki Airbag (Hava Yastığı) sistemlerinin çalışmasını engelleyecek uygulamalardan kaçınılmalıdır. Güvenliği riske atan (Airbag üzerine ağır aksesuarlar takmak, patlama bölgesini sert malzemeyle kaplamak vb.) işlemler "Tavsiye" olarak sunulamaz.
5. Orijinallik ve Restorasyon (OEM+)
Özellikle klasikleşmiş modellerde (R9, R11, R19, Flash vb.) yapılan restorasyon çalışmaları ve orijinale sadık kalınarak yapılan iyileştirmeler (OEM+) öncelikli olarak desteklenir. Fabrika çıkış formunu bozan aşırı uygulamalarda "Geri dönüş imkanı" olup olmadığı belirtilmelidir.
6. Ticari Reklam ve Usta Yönlendirmesi
İşlemi yapan döşemeci veya atölyenin ismi referans olarak verilebilir. Ancak yönetim onayı dışında doğrudan iletişim numarası paylaşmak, fiyat pazarlığı yapmak veya ticari müşteri toplamak reklam sayılır ve yasaktır.
7. Başlık ve Yazım Standartları
Konu başlıklarının sadece ilk harfleri büyük yazılmalı ve araç modeli mutlaka belirtilmelidir. (Örn: [Megane 2] Bej Deri Döşeme ve Direksiyon Yenileme / [Logan] Ambiyans Aydınlatma Uygulaması).
- Yorum Yok
- 21.03.2026, 12:49
- Önder Tınaz
Araç: 1996 Model Renault 19 1.4 Karbüratörlü
Yapılan Aksesuarlar:
Amerikan park modülü
Laguna lip
Beyaz çamurluk sinyalleri
Kapı direkleri Pianoblack kaplandı
Sis farı
Buz mavi led ampul
Yapılan Aksesuarlar:
Amerikan park modülü
Laguna lip
Beyaz çamurluk sinyalleri
Kapı direkleri Pianoblack kaplandı
Sis farı
Buz mavi led ampul
İsim / Soyisim: Önder Tınaz
Yaşadığınız Şehir ve İlçe: Sakarya / Adapazarı
Mesleğiniz / Uzmanlık Alanınız: Forklift Operatörü
İlgi Alanlarınız ve Hobileriniz: Oto modifiye, Web yazılım, Müzik
Yaşadığınız Şehir ve İlçe: Sakarya / Adapazarı
Mesleğiniz / Uzmanlık Alanınız: Forklift Operatörü
İlgi Alanlarınız ve Hobileriniz: Oto modifiye, Web yazılım, Müzik
- 1 Yorum
- 21.03.2026, 11:46
- Önder Tınaz
İsim / Soyisim: Önder Tınaz
Yaşadığınız Şehir ve İlçe: Sakarya / Adapazarı
Mesleğiniz / Uzmanlık Alanınız: Forklift Operatörü
İlgi Alanlarınız ve Hobileriniz: Oto modifiye, Web yazılım, Müzik
Yaşadığınız Şehir ve İlçe: Sakarya / Adapazarı
Mesleğiniz / Uzmanlık Alanınız: Forklift Operatörü
İlgi Alanlarınız ve Hobileriniz: Oto modifiye, Web yazılım, Müzik
ATATÜRK'ÜN SÖZLERİ
● Bütün ümidim gençliktedir.
● Ey yükselen yeni nesil, istikbal sizindir. Cumhuriyet'i biz kurduk, O'nu yükseltecek ve sürdürecek sizlersiniz.
● Herkes ulusal görevini ve sorumluluğunu bilmeli, memleket meseleleri üzerinde o düşünceyle, düşünüp çalışmayı görev edinmelidir.
● Kendiniz için değil, bağlı bulunduğunuz ulus için elbirliği ile çalışınız. Çalışmaların en yükseği budur.
● Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.
● Bugün hepimize düşen ortak görev; ulusal değerlere, bilince, Cumhuriyet'e sahip çıkmak, Çanakkale'yi, Kurtuluş Savaşı'nı kazanan ruhu korumak ve bu bilinci gelecek kuşaklara aktarmaktır. Türk Ulusu dili, kültürü, tarihi ve saygın kimliğiyle aydınlık yarınlara el ele güçlü biçimde yürüyecektir.
● Sizler, yani yeni Türkiye'nin genç evlatları! Yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz... Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar. Türk Gençliği gayeye, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir.
● Öğretmenler! Cumhuriyet sizden düşünceleri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister.
● "...bu ulusa ve ülkeye hizmet görevi bitmeyecektir."
● Türk Milleti yeni bir iman ve kesin bir milli azim ile yeni bir devlet kurmuştur bu devletin dayandığı esaslar "Tam Bağımsızlık" ve "Kayıtsız Şartsız Milli Egemenlikten ibarettir. Yeni Türkiye devletinin yapısının ruhu Milli Egemenliktir. Milletin Kayıtsız Şartsız Egemenliğidir...
● Hiçbir şeye ihtiyacımız yok, yalnız bir şeye ihtiyacımız vardır; çalışkan olmak!
● Biz büyük bir inkılap yaptık. Memleketi bir çağdan alıp yeni bir çağa götürdük.
● Devrimin amacını kavramış olanlar sürekli olarak onu koruma gücüne sahip olacaklardır.
● Ne mutlu Türküm diyene!
● Muallimler! Yeni nesli, Cumhuriyetin fedakâr öğretmen ve eğiticileri, sizler yetiştireceksiniz, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır. Eserin kıymeti, sizin maharetiniz ve fedakârlığınız derecesiyle mütenasip bulunacaktır.
● Ordularımızın kazandığı zafer, sizin ve sizin ordularınızın zaferi için yalnız zemin hazırladı... Gerçek zaferi siz kazanacak ve devam edeceksiniz ve mutlaka başarılı olacaksınız.
● Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.
● "Türkiye Cumhuriyetinin, özellikle bugünkü gençliğine ve yetişmekte olan çocuklarına hitap ediyorum: Batı senden, Türk'ten çok geriydi. Manada, fikirde, tarihte bu böyleydi. Eğer bugün batı teknikte bir üstünlük gösteriyorsa, ey Türk Çocuğu, o kabahat da senin değil, senden öncekilerin affedilmez ihmalinin bir sonucudur. Şunu da söyleyeyim ki, çok zekisin! .. Bu belli. Fakat zekânı unut! .. Daima çalışkan ol..."
● Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden, eğiticiden mahrum bir millet, henüz bir millet adını alma yeteneği kazanmamıştır.
● "Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir..."
● "Cumhuriyeti kuranlar onu korumaya da muktedir olmalıdır."
● Tarihi yaşadığımız gibi yazdık, fakat geleceği cumhuriyete inananlara, onu koruyanlara ve yaşatacaklara emanet etmek lazımdır.
● Asıl önemli olan ve memleketi temelinden yıkan, halkını esir eden, içerdeki cephenin suskunluğudur.
● Benim Türk milletine, Türk cemiyetine, Türklüğün istikbaline ait ödevlerim bitmemiştir, siz onları tamamlayacaksınız. Siz de, sizden sonrakilere benim sözümü tekrar ediniz.
● İstiklal, istikbal, hürriyet, herşey adaletle kaimdir!
● Uluslar, egemenliklerini geçici bile olsa, bırakacağı meclislere dahi gereğinden fazla inanmamalı ve güvenmemelidir. Çünkü meclisler bile despotluk yapabilir ve bu despotluk bireysel despotluktan daha tehlikeli olabilir. Meclislerin öyle kararları olabilir ki, bu kararlar ulusun yaşamına giderilmesi olanaklı olmayan zararlar verebilir.
● Gençler cesaretimizi takviye ve idame eden sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile insanlık ve medeniyetin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsali olacaksınız. Yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.
● Öğretmenler! Cumhuriyet, fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek karakterli muhafızlar ister. Yeni nesli bu özellik ve kabiliyette yetiştirmek sizin elinizdedir.
● Öğretmen, yıllar sonra ödülünü alır.
● Öğretmen bir kandile benzer, kendini tüketerek başkalarına ışık verir.
● Söz konusu olan vatansa, gerisi teferruat.
● Yorulmadan beni takip edeceğinizi söylüyorsunuz. Fakat arkadaşlar, yorulmadan ne demek? Yorulmamak olur mu? Elbette yorulacaksınız. Benim sizden istediğim şey yorulmamak değil, yorulduğunuz zaman dahi durmadan yürümek, yorulduğunuz dakikada da dinlenmeden beni takip etmektir. Yorgunluk her insan, her mahlûk için tabii bir halettir, fakat insanda yorgunluğu yenebilecek mânevi bir kuvvet vardır ki, işte bu kuvvet yorulanları dinlendirmeden yürütür.
● Milli egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar batar, mahvolur. Milletlerin esirliği üzerine kurulmuş müesseseler her tarafta yıkılmaya mahkumdurlar.
● Cumhuriyet fikir serbestliği taraftarıdır. Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre saygı duyarız.
● Gerçi bize milliyetçi derler. Ama, biz öyle milliyetçileriz ki, işbirliği eden bütün milletlere hürmet ve riayet ederiz. Onların milliyetlerinin bütün icaplarını tanırız. Bizim milliyetçiliğimiz herhalde hodbince ve mağrurca bir milliyetçilik değildir.
● Öyle istiyorum ki, Türk Dili bilim yöntemleriyle kurallarını ortaya koysun ve her dalda yazı yazanlar, bütün terimleriyle çoğunluğun anlayabileceği güzel, ahenkli dilimizi kullansınlar.
● Okul, genç beyinlere insanlığa saygıyı, millet ve ülkeye sevgiyi, bağımsızlık onurunu öğretir.
● Okul sayesinde, okulun vereceği ilim ve fen sayesindedir ki, Türk milleti, Türk sanatı, Türk iktisadiyatı, Türk şiir ve edebiyatı bütün güzellikleriyle gelişir.
● Müspet bilimlerin temellerine dayanan, güzel sanatları seven, fikir terbiyesinde olduğu kadar beden terbiyesinde de kabiliyeti artmış ve yükselmiş olan erdemli, kudretli bir nesil yetiştirmek ana siyasetimizin açık dileğidir.
● Bilelim ki, milli benliğini bilmeyen milletler, başka milletlere yem olurlar.
● Milletlerin tarihinde bazı dönemler vardır ki, belli amaçlara erişebilmek için maddî ve manevî ne kadar kuvvet varsa hepsini bir araya toplamak ve aynı doğrultuya yöneltmek gerekir. Yakın yıllarda milletimiz, böyle bir toplanma ve birleşme hareketinin önemli sonuçlarını kavramıştır. Memleketin ve devrimin, içeriden ve dışarıdan gelebilecek tehlikelere karşı korunması için, bütün milliyetçi ve cumhuriyetçi kuvvetlerin bir yerde toplanması gerekir. Aynı cinsten olan kuvvetler, ortak amaç yolunda birleşmelidir.
● Birçok güçlükler ve engeller karşısında bulunduğumuzu biliyoruz. Bunların hepsini inceleme ile, gayret ve iman ile ve millet aşkının sarsılmaz kuvvetiyle birer birer çözüp sonuçlandıracağız. O millet aşkı ki, her şeye rağmen içimizde sönmez bir kuvvet, dayanıklılık ve ateş kaynağıdır.
● Bizim milletimiz vatanı için, özgürlüğü ve egemenliği için özverili bir halktır; bunu kanıtladı. Milletimiz, yaptığı devrimlerin kıskanç savunucusudur da. Benliğinde bu erdemler yerleşmiş bir milleti, yürümekte olduğu doğru yoldan hiçbir kimse, hiçbir kuvvet alıkoyamaz.
● Arkadaşlar! Devrimimiz Türkiye'nin yüzyıllar için mutluluğunu üstlenmiştir. Bize düşen onu kavrayarak ve takdir ederek çalışmaktır.
● Adımlarını, attığımız uygarlık ve yenilik adımlarına uydurmak istemeyenler ne talihsizdirler! Bu gibiler hâlâ milleti aldatacaklarını ümit ediyorlarsa bu ümitleri, kendilerinin zarara uğramalarından başka bir sonuç vermeyeceğine şimdiden emin olabilirler.
● Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir.
● Biz Türkler, bütün tarihimiz boyunca hürriyet ve istiklâle timsal olmuş bir milletiz.
● Ne kadar zengin ve müreffeh olursa olsun, istiklâlden mahrum bir millet, medenî insanlık karşısında uşak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye lâyık sayılamaz.
● Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir. Ben milletimin en büyük ve ecdadımın en değerli mirası olan bağımsızlık aşkı ile dolu bir adamım. Çocukluğumdan bugüne kadar ailevî, hususî ve resmî hayatımın her safhasını yakından bilenler bu aşkım malumdur. Bence bir millete şerefin, haysiyetin, namusun ve insanlığın vücut ve beka bulabilmesi mutlaka o milletin özgürlük ve bağımsızlığına sahip olmasıyla kaimdir. Ben şahsen bu saydığım vasıflara, çok ehemmiyet veririm. Ve bu vasıfların kendimde mevcut olduğunu iddia edebilmek için milletimin de aynı vasıfları taşımasını esas şart bilirim. Ben yaşabilmek için mutlaka bağımsız bir milletin evladı kalmalıyım. Bu sebeple milli bağımsızlık bence bir hayat meselesidir. Millet ve memleketin menfaatleri icap ettirirse, insanlığı teşkil eden milletlerden her biriyle medeniyet icabı olan dostluk ve siyaset münasebetlerini büyük bir hassasiyetle takdir ederim. Ancak, benim milletimi esir etmek isteyen herhangi bir milletin, bu arzusundan vazgeçinceye kadar, amansız düşmanıyım.
● Yurtta sulh, cihanda sulh.
● Türk milletinin istidadı ve kati kararı medeniyet yolunda durmadan, yılmadan ilerlemektir.
● Türk milletinin karakter ve adetlerine en uygun olan idare, cumhuriyet idaresidir.
● Yeni kuşak, en büyük cumhuriyetçilik dersini bugünkü öğretmenler topluluğundan ve onların yetiştirecekleri öğretmenlerden alacaktır.
● Milli mücadelelere şahsî hırs değil, milli ideal, milli onur sebep olmuştur.
● Bir millet eğitim ordusuna sahip olmadıkça, savaş meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin kalıcı sonuçlar vermesi ancak eğitim ordusuyla mümkündür.
● Milli his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin milli ve zengin olması, milli hissin gelişmesinde başlıca etkendir. Türk dili, dillerin en zenginlerindendir. Yeter ki, bu dil şuurla işlensin. Ülkesini, yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.
● Bir dinin tabii olması için akla, fenne, ilme ve mantığa uygun olması lazımdır.
● Her fert istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine mahsus siyasi bir fikre sahip olmak, seçtiği bir dinin icaplarını yapmak veya yapmamak hak ve hürriyetine sahiptir. Kimsenin fikrine ve vicdanına hakim olunamaz.
● Türk Milletinin istidadı ve kesin kararı medeniyet yolunda, durmadan, yılmadan ilerlemektir.
● Medeni olmayan insanlar, medeni olanların ayakları altında kalmaya mahkumdurlar.
● Büyük dinimiz çalışmayanın insanlıkla hiç ilgisi olmadığını bildiriyor. Bazı kimseler çağdaş olmayı kâfir olmak sayıyorlar. Asıl küfür onların bu zannıdır. Bu yanlış tefsiri yapanların maksadı İslâmların kâfirlere esir olmasını istemek değil de nedir? Her sarıklıyı hoca sanmayın, hoca olmak sarıkla değil, dimağladır.
● Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır.
● Medeniyetin emir ve talep ettiğini yapmak insan olmak için yeterlidir.
● Biz dünya medeniyeti ailesi içinde bulunuyoruz. Medeniyetin bütün icaplarını tatbik edeceğiz.
● Dünyanın her tarafından öğretmenler insan topluluğunun en fedakâr ve muhterem unsurlarıdır.
● Bizim devlet idaresinde takip ettiğimiz prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların dogmalarıyla asla bir tutmamalıdır. Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz.
● Milletimiz her güçlük ve zorluk karşısında, durmadan ilerlemekte ve yükselmektedir. Büyük Türk Milletinin bu yoldaki hızını, her vasıtayla arttırmaya çalışmak, bizim hepimizin en kutlu vazifemizdir.
● İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan mürekkeptir. Kabil midir ki, bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünlüğü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki, bir cismin yarısı toprağa zincirlerle bağlı kaldıkça öteki kısmı göklere yükselebilsin?
● Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.
● Kadınlarımız için asıl mücadele alanı, asıl zafer kazanılması gereken alan, biçim ve kılıkta başarıdan çok, ışıkla, bilgi ve kültürle, gerçek faziletle süslenip donanmaktır. Ben muhterem hanımlarımızın Avrupa kadınlarının aşağısında kalmayacak, aksine pek çok yönden onların üstüne çıkacak şekilde ışıkla, bilgi ve kültürle donanacaklarından asla şüphe etmeyen ve buna kesinlikle emin olanlardanım.
● Anaların bugünkü evlatlarına vereceği terbiye eski devirlerdeki gibi basit değildir. Bugünün anaları için gerekli vasıfları taşıyan evlat yetiştirmek, evlatlarını bugünkü hayat için faal bir uzuv haline koymak pek çok yüksek vasıflar taşımalarına bağlıdır. Onun için kadınlarımız, hattâ erkeklerimizden çok aydın, daha çok feyizli, daha fazla bilgili olmaya mecburdurlar; eğer hakikaten milletin anası olmak istiyorlarsa.
● Ben icap ettiği zaman en büyük hediyem olmak üzere, Türk Milletine canımı vereceğim.
● Çalışmak demek, boşuna yorulmak, terlemek değildir. Zamanın gereklerine göre bilim ve teknik ve her türlü uygar buluşlardan azami derecede istifade etmek zorunludur.
● Hiçbir zafer amaç değildir. Zafer, ancak kendisinden daha büyük bir amacı elde etmek için belli başlı bir vasıtadır.
● Zafer, bir fikrin istihsâline (elde edilmesine) hizmeti nispetinde kıymet (değer) ifade eder. Bir fikrin istihsâline dayanmayan bir zafer pâyidar olamaz (yaşayamaz). O, boş bir gayrettir.
● Her büyük meydan muharebesinden, her büyük zaferin kazanılmasından sonra yeni bir âlem (dünya) doğmalıdır, doğar. Yoksa başlı başına bir zafer, boşa gitmiş bir gayret olur.
● Türkiye'nin asıl sahibi ve efendisi, gerçek üretici olan köylüdür. O halde, herkesten daha çok refah, saadet ve servete müstahak ve layık olan köylüdür. Onun için, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin iktisadi siyaseti bu aslî gayeye erişmek maksadını güder.
● Basın milletin müşterek sesidir. Başlıbaşına bir kuvvet, bir okul, bir öncüdür.
● Ekonomik kalkınma, Türkiye'nin hür, müstakil, daima daha kuvvetli, daima daha refahlı Türkiye idealinin belkemiğidir.
● Tam bağımsızlık, ancak ekonomik bağımsızlıkla mümkündür.
● Hürriyet olmayan bir memlekette ölüm ve çöküş vardır. Her ilerleyişin ve kurtuluşun anası hürriyettir.
● Biz kimsenin düşmanı değiliz. Yalnız insanlığın düşmanı olanların düşmanıyız.
● Tarih bir milletin kanını, varlığını hiçbir zaman inkar edemez.
● Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin, devlet halinde varlığı kabul olunamaz.
● Millete efendilik yoktur. Hizmet vardır. Bu millete hizmet eden onun efendisi olur.
● Biz barış istiyoruz dediğimiz zaman tam bağımsızlık dediğimizi herkesin anlaması gerekir.
● Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.
● Tüketici yaşamak iyi değildir. Üretici olalım.
● Siyasi, askeri zaferler ne kadar büyük olurlarsa olsunlar, ekonomik zaferlerle taçlandırılmazlarsa meydana gelen zaferler devamlı olamaz, az zamanda söner.
● Memleket mutlaka modern medeni ve yeni olacaktır. Bizim için bu hayat davasıdır.
● Yeni Türkiye Devleti temellerini süngüyle değil, süngünün de dayandığı ekonomi ile kuracaktır. Yeni Türkiye Devleti cihangir bir devlet olmayacaktır. Fakat yeni Türkiye Devleti bir ekonomi devleti olacaktır.
● Bir millet ki resim yapmaz, bir millet ki heykel yapmaz, bir millet ki tekniğin gerektirdiği şeyleri yapmaz, itiraf etmeli ki o milletin ilerleme yolunda yeri yoktur.
● Devrim yasası, eldeki yasaların üstündedir. Bizi öldürmedikçe, bizim kafalarımızdaki akımı boğmadıkça, başladığımız devrim ve yenilik bir an bile durmayacaktır. Bizden sonraki dönemlerde de böyle olacaktır.
● Büyük başarılar, değerli anaların yetiştirdikleri seçkin çocukların yardımıyla meydana gelir.
● Toplumdaki başarısızlığın sebebi, kadınlarımıza karşı gösterdiğimiz ihmal ve kusurdan doğmaktadır.
● Bu memleket dünyanın beklemediği, asla umut etmediği ayrıcalıklı bir varoluşa sahne oldu. Bu sahne en az 7 bin senelik bir Türk beşiğidir. Beşik doğanın rüzgarıyla sallandı; beşiğin içindeki çocuk doğanın yağmurlarıyla yıkandı, o çocuk doğanın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından evvela korkar gibi oldu sonra onlara alıştı; Onların oğlu oldu. Bir gün o doğa çocuğu, Doğa oldu; şimşek, yıldırım, güneş oldu; Türk oldu... Türk budur. Yıldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir.
● Dünyada herşey için, medeniyet için, hayat için, başarı için, en hakiki mürşit bilimdir, fendir.
● Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz inkılapların amacı, Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen çağımıza uygun ve bütün mana ve biçimiyle uygar bir toplum haline değiştirmektir.
● Bütün dünya bilsin ki, benim için bir yandaşlık vardır: Cumhuriyet yandaşlığı, düşünsel ve toplumsal devrim yandaşlığı. Bu noktada yeni Türkiye topluluğunda, bir bireyi bunun dışında düşünmek istemiyorum.
● Savaş zaruri ve hayati olmalıdır. Milletin hayatı tehlikeye maruz kalmadıkça savaş bir cinayettir.
● Gençliği yetiştiriniz. Onlara ilim ve irfanın müspet fikirlerini veriniz. Geleceğin aydınlığına onlarla kavuşacaksınız.
● Bombasırtı olayı (14 Mayıs 1915) çok önemli ve Dünya savaş tarihinde eşine rastlanması mümkün olmayan bir olaydır. Karşılıklı siperler arası 8 metre, yani ölüm kesin. Birinci siperdekilerin hepsi kurtulmamacasına düşüyor. İkinci siperdekiler yıldırım gibi onların yerlerine gidiyor. Fakat ne kadar imrenilecek bir soğuk kanlılıkla biliyor musunuz? Bomba, şarapnel, kurşun yağmuru altında öleni görüyor, üç dakikaya kadar öleceğini biliyor ve en ufak bir çekinme bile göstermiyor. Sarsılma yok. Okuma bilenler Kur' an-ı Kerim okuyor ve cennete gitmeye hazırlanıyor. Bilmeyenlerse Kelime-i şahadet getiriyor ve ezan okuyarak yürüyorlar. Sıcak cehennem gibi kaynıyor. İşte bu Türk askerindeki ruh kuvvetini gösteren dünyanın hiçbir askerinde bulunmayan tebrike değer bir örnektir. Emin olmalısınız ki Çanakkale savaşlarını kazandıran bu yüksek ruhtur.
● Tam bağımsızlık, ancak mali bağımsızlık ile mümkündür. Bir devletin maliyesi bağımsızlıktan yoksun olunca, o devletin bütün hayat ışıklarında bağımsızlık felç olur.
● Din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye muhalif değiliz. Biz sadece din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyor, kasde ve fiile dayanan taassupkâr hareketlerden sakınıyoruz.
● Süngülerle, silahlarla ve kanla kazandığımız askeri zaferlerden sonra, kültür, bilim, fen ve ekonomi alanlarında da zaferler kazanmaya devam edeceğiz.
● Zafer, "Zafer benimdir" diyebilenindir. Başarı ise, "Başaracağım" diye başlayarak sonunda "Başardım" diyebilenindir.
● Egemenlik verilmez, alınır.
● Türk Milleti bağımsız yaşamış ve bağımsızlığı varolmalarının yegane koşulu olarak kabul etmiş cesur insanların torunlarıdır. Bu millet hiçbir zaman hür olmadan yaşamamıştır, yaşayamaz ve yaşamayacaktır.
● Milletimiz davranışlarında ve gayretlerinde sarsılmaz bir bütünlük gösterdiği için başarılı olmuştur.
● Ne kadar zengin ve müreffeh olursa olsun, istiklâlden mahrum bir millet, medenî insanlık karşısında uşak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye lâyık sayılamaz.
● Milli egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar batar, mahvolur. Milletlerin esirliği üzerine kurulmuş müesseseler her tarafta yıkılmaya mahkumdurlar.
● Bu millete çok şey öğretebildim ama onlara uşak olmayı bir türlü öğretemedim.
● Milli mücadelelere şahsî hırs değil, milli ideal, milli onur sebep olmuştur.
● "Türk milletinin karakteri yüksektir. Türk milleti çalışkandır. Türk milleti zekidir... Türk milleti milli birlik ve beraberlik içerisinde güçlükleri yenmesini bilmiştir… Türk milletinin tarihi bir niteliği de güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir. Türk milletinin büyük millet olduğunu bütün medeni alem, az zamanda, bir kere daha tanıyacaktır..."
● "Türklüğün unutulmuş büyük medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyeti, bundan sonraki gelişmesi ile geleceğin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır."
● "Türk’ün haysiyeti, onuru ve kabiliyeti çok yüksek ve büyüktür."
● "Türk milleti güzel her şeyi her medeni şeyi, her yüksek şeyi sever, takdir eder. Fakat muhakkaktır ki, her şeyin üstünde taktir ettiği bir şey varsa o da kahramanlıktır."
● "Bizim milletimiz, vatanı için, hürriyeti ve egemenliği için fedakar bir halktır."
● "Türk esirlik kabul etmeyen bir millettir."
● "Bizim başka milletlerden hiç bir eksiğimiz yok. Cesuruz, zekiyiz, çalışkanız, Yüksek amaçlar uğrunda ölmesini biliriz."
● "Büyük şeyleri büyük milletler yapar."
● "Türk milletinin son yıllarda gösterdiği harikaların yaptığı siyasi ve sosyal inkılapların gerçek sahibi kendisidir. Milletimizde bu kabiliyet ve tekamül var olmasaydı, onu yaratmaya hiçbir kuvvet ve kudret yeterli olamazdı."
● "Bu millet kılı kıpırdamadan dava uğruna canını vermeye razı olmasaydı ben hiç birşey yapamazdım."
● "Giriştiğimiz büyük işlerde, milletimizin yüksek kabiliyet ve yüksek sağduyusu başlıca rehberimiz ve başarı kaynağımız olmuştur."
● "Türk kuvvet ve zekasının yenmediği ve yenemeyeceği güçlük yoktur."
● "Benim hayatta yegane fahrim, servetim Türklükten başka bir şey değildir."
● "Gerektiğinde vatan için bir tek fert gibi yekpare azim ve karar ile çalışmasını bilen bir millet elbette büyük bir geleceğe layık ve aday olan bir millettir."
● İki Mustafa Kemal vardır: Biri ben, et ve kemik, geçici Mustafa Kemal... İkinci Mustafa Kemal, onu "ben" kelimesiyle ifade edemem; o, ben değil, bizdir! O, memleketin her köşesinde yeni fikir, yeni hayat ve büyük ülkü için uğraşan aydın ve savaşçı bir topluluktur. Ben, onların rüyasını temsil ediyorum. Benim teşebbüslerim, onların özlemini çektikleri şeyleri tatmin içindir. O Mustafa Kemal sizsiniz, hepinizsiniz. Geçici olmayan, yaşaması ve başarılı olması gereken Mustafa Kemal odur!
● "Bir milletin başarısı, mutlaka bütün milli güçlerin bir istikamette oluşmasıyla mümkündür. Bu nedenle bilelim ki, elde ettiğimiz başarı, milletin güç birliği etmesinden, ortak hareket etmesinden ileri gelmiştir. Eğer aynı başarı ve zaferleri gelecekte de tekrarlamak istiyorsak, ayni esasa dayanalım ve aynı şekilde yürüyelim."
● "Öğretmenler; Cumhuriyetin fedakar öğretmen ve eğitimcileri, yeni nesli sizler yetiştireceksiniz. Ve yeni nesil sizin eseriniz olacaktır. Eserin kıymeti, sizin beceriniz ve fedakarlığınızın derecesiyle orantılı olacaktır. Cumhuriyet; fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek karakterli koruyucular ister. Yeni nesli, bu özellik ve kabiliyette yetiştirmek sizin elinizdedir... Sizin başarınız Cumhuriyetin başarısı olacaktır."
● "Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeterlidir."
● "Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır."
● Bütün ümidim gençliktedir.
● Ey yükselen yeni nesil, istikbal sizindir. Cumhuriyet'i biz kurduk, O'nu yükseltecek ve sürdürecek sizlersiniz.
● Herkes ulusal görevini ve sorumluluğunu bilmeli, memleket meseleleri üzerinde o düşünceyle, düşünüp çalışmayı görev edinmelidir.
● Kendiniz için değil, bağlı bulunduğunuz ulus için elbirliği ile çalışınız. Çalışmaların en yükseği budur.
● Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.
● Bugün hepimize düşen ortak görev; ulusal değerlere, bilince, Cumhuriyet'e sahip çıkmak, Çanakkale'yi, Kurtuluş Savaşı'nı kazanan ruhu korumak ve bu bilinci gelecek kuşaklara aktarmaktır. Türk Ulusu dili, kültürü, tarihi ve saygın kimliğiyle aydınlık yarınlara el ele güçlü biçimde yürüyecektir.
● Sizler, yani yeni Türkiye'nin genç evlatları! Yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz... Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar. Türk Gençliği gayeye, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir.
● Öğretmenler! Cumhuriyet sizden düşünceleri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister.
● "...bu ulusa ve ülkeye hizmet görevi bitmeyecektir."
● Türk Milleti yeni bir iman ve kesin bir milli azim ile yeni bir devlet kurmuştur bu devletin dayandığı esaslar "Tam Bağımsızlık" ve "Kayıtsız Şartsız Milli Egemenlikten ibarettir. Yeni Türkiye devletinin yapısının ruhu Milli Egemenliktir. Milletin Kayıtsız Şartsız Egemenliğidir...
● Hiçbir şeye ihtiyacımız yok, yalnız bir şeye ihtiyacımız vardır; çalışkan olmak!
● Biz büyük bir inkılap yaptık. Memleketi bir çağdan alıp yeni bir çağa götürdük.
● Devrimin amacını kavramış olanlar sürekli olarak onu koruma gücüne sahip olacaklardır.
● Ne mutlu Türküm diyene!
● Muallimler! Yeni nesli, Cumhuriyetin fedakâr öğretmen ve eğiticileri, sizler yetiştireceksiniz, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır. Eserin kıymeti, sizin maharetiniz ve fedakârlığınız derecesiyle mütenasip bulunacaktır.
● Ordularımızın kazandığı zafer, sizin ve sizin ordularınızın zaferi için yalnız zemin hazırladı... Gerçek zaferi siz kazanacak ve devam edeceksiniz ve mutlaka başarılı olacaksınız.
● Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.
● "Türkiye Cumhuriyetinin, özellikle bugünkü gençliğine ve yetişmekte olan çocuklarına hitap ediyorum: Batı senden, Türk'ten çok geriydi. Manada, fikirde, tarihte bu böyleydi. Eğer bugün batı teknikte bir üstünlük gösteriyorsa, ey Türk Çocuğu, o kabahat da senin değil, senden öncekilerin affedilmez ihmalinin bir sonucudur. Şunu da söyleyeyim ki, çok zekisin! .. Bu belli. Fakat zekânı unut! .. Daima çalışkan ol..."
● Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden, eğiticiden mahrum bir millet, henüz bir millet adını alma yeteneği kazanmamıştır.
● "Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir..."
● "Cumhuriyeti kuranlar onu korumaya da muktedir olmalıdır."
● Tarihi yaşadığımız gibi yazdık, fakat geleceği cumhuriyete inananlara, onu koruyanlara ve yaşatacaklara emanet etmek lazımdır.
● Asıl önemli olan ve memleketi temelinden yıkan, halkını esir eden, içerdeki cephenin suskunluğudur.
● Benim Türk milletine, Türk cemiyetine, Türklüğün istikbaline ait ödevlerim bitmemiştir, siz onları tamamlayacaksınız. Siz de, sizden sonrakilere benim sözümü tekrar ediniz.
● İstiklal, istikbal, hürriyet, herşey adaletle kaimdir!
● Uluslar, egemenliklerini geçici bile olsa, bırakacağı meclislere dahi gereğinden fazla inanmamalı ve güvenmemelidir. Çünkü meclisler bile despotluk yapabilir ve bu despotluk bireysel despotluktan daha tehlikeli olabilir. Meclislerin öyle kararları olabilir ki, bu kararlar ulusun yaşamına giderilmesi olanaklı olmayan zararlar verebilir.
● Gençler cesaretimizi takviye ve idame eden sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile insanlık ve medeniyetin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsali olacaksınız. Yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.
● Öğretmenler! Cumhuriyet, fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek karakterli muhafızlar ister. Yeni nesli bu özellik ve kabiliyette yetiştirmek sizin elinizdedir.
● Öğretmen, yıllar sonra ödülünü alır.
● Öğretmen bir kandile benzer, kendini tüketerek başkalarına ışık verir.
● Söz konusu olan vatansa, gerisi teferruat.
● Yorulmadan beni takip edeceğinizi söylüyorsunuz. Fakat arkadaşlar, yorulmadan ne demek? Yorulmamak olur mu? Elbette yorulacaksınız. Benim sizden istediğim şey yorulmamak değil, yorulduğunuz zaman dahi durmadan yürümek, yorulduğunuz dakikada da dinlenmeden beni takip etmektir. Yorgunluk her insan, her mahlûk için tabii bir halettir, fakat insanda yorgunluğu yenebilecek mânevi bir kuvvet vardır ki, işte bu kuvvet yorulanları dinlendirmeden yürütür.
● Milli egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar batar, mahvolur. Milletlerin esirliği üzerine kurulmuş müesseseler her tarafta yıkılmaya mahkumdurlar.
● Cumhuriyet fikir serbestliği taraftarıdır. Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre saygı duyarız.
● Gerçi bize milliyetçi derler. Ama, biz öyle milliyetçileriz ki, işbirliği eden bütün milletlere hürmet ve riayet ederiz. Onların milliyetlerinin bütün icaplarını tanırız. Bizim milliyetçiliğimiz herhalde hodbince ve mağrurca bir milliyetçilik değildir.
● Öyle istiyorum ki, Türk Dili bilim yöntemleriyle kurallarını ortaya koysun ve her dalda yazı yazanlar, bütün terimleriyle çoğunluğun anlayabileceği güzel, ahenkli dilimizi kullansınlar.
● Okul, genç beyinlere insanlığa saygıyı, millet ve ülkeye sevgiyi, bağımsızlık onurunu öğretir.
● Okul sayesinde, okulun vereceği ilim ve fen sayesindedir ki, Türk milleti, Türk sanatı, Türk iktisadiyatı, Türk şiir ve edebiyatı bütün güzellikleriyle gelişir.
● Müspet bilimlerin temellerine dayanan, güzel sanatları seven, fikir terbiyesinde olduğu kadar beden terbiyesinde de kabiliyeti artmış ve yükselmiş olan erdemli, kudretli bir nesil yetiştirmek ana siyasetimizin açık dileğidir.
● Bilelim ki, milli benliğini bilmeyen milletler, başka milletlere yem olurlar.
● Milletlerin tarihinde bazı dönemler vardır ki, belli amaçlara erişebilmek için maddî ve manevî ne kadar kuvvet varsa hepsini bir araya toplamak ve aynı doğrultuya yöneltmek gerekir. Yakın yıllarda milletimiz, böyle bir toplanma ve birleşme hareketinin önemli sonuçlarını kavramıştır. Memleketin ve devrimin, içeriden ve dışarıdan gelebilecek tehlikelere karşı korunması için, bütün milliyetçi ve cumhuriyetçi kuvvetlerin bir yerde toplanması gerekir. Aynı cinsten olan kuvvetler, ortak amaç yolunda birleşmelidir.
● Birçok güçlükler ve engeller karşısında bulunduğumuzu biliyoruz. Bunların hepsini inceleme ile, gayret ve iman ile ve millet aşkının sarsılmaz kuvvetiyle birer birer çözüp sonuçlandıracağız. O millet aşkı ki, her şeye rağmen içimizde sönmez bir kuvvet, dayanıklılık ve ateş kaynağıdır.
● Bizim milletimiz vatanı için, özgürlüğü ve egemenliği için özverili bir halktır; bunu kanıtladı. Milletimiz, yaptığı devrimlerin kıskanç savunucusudur da. Benliğinde bu erdemler yerleşmiş bir milleti, yürümekte olduğu doğru yoldan hiçbir kimse, hiçbir kuvvet alıkoyamaz.
● Arkadaşlar! Devrimimiz Türkiye'nin yüzyıllar için mutluluğunu üstlenmiştir. Bize düşen onu kavrayarak ve takdir ederek çalışmaktır.
● Adımlarını, attığımız uygarlık ve yenilik adımlarına uydurmak istemeyenler ne talihsizdirler! Bu gibiler hâlâ milleti aldatacaklarını ümit ediyorlarsa bu ümitleri, kendilerinin zarara uğramalarından başka bir sonuç vermeyeceğine şimdiden emin olabilirler.
● Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir.
● Biz Türkler, bütün tarihimiz boyunca hürriyet ve istiklâle timsal olmuş bir milletiz.
● Ne kadar zengin ve müreffeh olursa olsun, istiklâlden mahrum bir millet, medenî insanlık karşısında uşak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye lâyık sayılamaz.
● Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir. Ben milletimin en büyük ve ecdadımın en değerli mirası olan bağımsızlık aşkı ile dolu bir adamım. Çocukluğumdan bugüne kadar ailevî, hususî ve resmî hayatımın her safhasını yakından bilenler bu aşkım malumdur. Bence bir millete şerefin, haysiyetin, namusun ve insanlığın vücut ve beka bulabilmesi mutlaka o milletin özgürlük ve bağımsızlığına sahip olmasıyla kaimdir. Ben şahsen bu saydığım vasıflara, çok ehemmiyet veririm. Ve bu vasıfların kendimde mevcut olduğunu iddia edebilmek için milletimin de aynı vasıfları taşımasını esas şart bilirim. Ben yaşabilmek için mutlaka bağımsız bir milletin evladı kalmalıyım. Bu sebeple milli bağımsızlık bence bir hayat meselesidir. Millet ve memleketin menfaatleri icap ettirirse, insanlığı teşkil eden milletlerden her biriyle medeniyet icabı olan dostluk ve siyaset münasebetlerini büyük bir hassasiyetle takdir ederim. Ancak, benim milletimi esir etmek isteyen herhangi bir milletin, bu arzusundan vazgeçinceye kadar, amansız düşmanıyım.
● Yurtta sulh, cihanda sulh.
● Türk milletinin istidadı ve kati kararı medeniyet yolunda durmadan, yılmadan ilerlemektir.
● Türk milletinin karakter ve adetlerine en uygun olan idare, cumhuriyet idaresidir.
● Yeni kuşak, en büyük cumhuriyetçilik dersini bugünkü öğretmenler topluluğundan ve onların yetiştirecekleri öğretmenlerden alacaktır.
● Milli mücadelelere şahsî hırs değil, milli ideal, milli onur sebep olmuştur.
● Bir millet eğitim ordusuna sahip olmadıkça, savaş meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin kalıcı sonuçlar vermesi ancak eğitim ordusuyla mümkündür.
● Milli his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin milli ve zengin olması, milli hissin gelişmesinde başlıca etkendir. Türk dili, dillerin en zenginlerindendir. Yeter ki, bu dil şuurla işlensin. Ülkesini, yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.
● Bir dinin tabii olması için akla, fenne, ilme ve mantığa uygun olması lazımdır.
● Her fert istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine mahsus siyasi bir fikre sahip olmak, seçtiği bir dinin icaplarını yapmak veya yapmamak hak ve hürriyetine sahiptir. Kimsenin fikrine ve vicdanına hakim olunamaz.
● Türk Milletinin istidadı ve kesin kararı medeniyet yolunda, durmadan, yılmadan ilerlemektir.
● Medeni olmayan insanlar, medeni olanların ayakları altında kalmaya mahkumdurlar.
● Büyük dinimiz çalışmayanın insanlıkla hiç ilgisi olmadığını bildiriyor. Bazı kimseler çağdaş olmayı kâfir olmak sayıyorlar. Asıl küfür onların bu zannıdır. Bu yanlış tefsiri yapanların maksadı İslâmların kâfirlere esir olmasını istemek değil de nedir? Her sarıklıyı hoca sanmayın, hoca olmak sarıkla değil, dimağladır.
● Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır.
● Medeniyetin emir ve talep ettiğini yapmak insan olmak için yeterlidir.
● Biz dünya medeniyeti ailesi içinde bulunuyoruz. Medeniyetin bütün icaplarını tatbik edeceğiz.
● Dünyanın her tarafından öğretmenler insan topluluğunun en fedakâr ve muhterem unsurlarıdır.
● Bizim devlet idaresinde takip ettiğimiz prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların dogmalarıyla asla bir tutmamalıdır. Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz.
● Milletimiz her güçlük ve zorluk karşısında, durmadan ilerlemekte ve yükselmektedir. Büyük Türk Milletinin bu yoldaki hızını, her vasıtayla arttırmaya çalışmak, bizim hepimizin en kutlu vazifemizdir.
● İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan mürekkeptir. Kabil midir ki, bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünlüğü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki, bir cismin yarısı toprağa zincirlerle bağlı kaldıkça öteki kısmı göklere yükselebilsin?
● Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.
● Kadınlarımız için asıl mücadele alanı, asıl zafer kazanılması gereken alan, biçim ve kılıkta başarıdan çok, ışıkla, bilgi ve kültürle, gerçek faziletle süslenip donanmaktır. Ben muhterem hanımlarımızın Avrupa kadınlarının aşağısında kalmayacak, aksine pek çok yönden onların üstüne çıkacak şekilde ışıkla, bilgi ve kültürle donanacaklarından asla şüphe etmeyen ve buna kesinlikle emin olanlardanım.
● Anaların bugünkü evlatlarına vereceği terbiye eski devirlerdeki gibi basit değildir. Bugünün anaları için gerekli vasıfları taşıyan evlat yetiştirmek, evlatlarını bugünkü hayat için faal bir uzuv haline koymak pek çok yüksek vasıflar taşımalarına bağlıdır. Onun için kadınlarımız, hattâ erkeklerimizden çok aydın, daha çok feyizli, daha fazla bilgili olmaya mecburdurlar; eğer hakikaten milletin anası olmak istiyorlarsa.
● Ben icap ettiği zaman en büyük hediyem olmak üzere, Türk Milletine canımı vereceğim.
● Çalışmak demek, boşuna yorulmak, terlemek değildir. Zamanın gereklerine göre bilim ve teknik ve her türlü uygar buluşlardan azami derecede istifade etmek zorunludur.
● Hiçbir zafer amaç değildir. Zafer, ancak kendisinden daha büyük bir amacı elde etmek için belli başlı bir vasıtadır.
● Zafer, bir fikrin istihsâline (elde edilmesine) hizmeti nispetinde kıymet (değer) ifade eder. Bir fikrin istihsâline dayanmayan bir zafer pâyidar olamaz (yaşayamaz). O, boş bir gayrettir.
● Her büyük meydan muharebesinden, her büyük zaferin kazanılmasından sonra yeni bir âlem (dünya) doğmalıdır, doğar. Yoksa başlı başına bir zafer, boşa gitmiş bir gayret olur.
● Türkiye'nin asıl sahibi ve efendisi, gerçek üretici olan köylüdür. O halde, herkesten daha çok refah, saadet ve servete müstahak ve layık olan köylüdür. Onun için, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin iktisadi siyaseti bu aslî gayeye erişmek maksadını güder.
● Basın milletin müşterek sesidir. Başlıbaşına bir kuvvet, bir okul, bir öncüdür.
● Ekonomik kalkınma, Türkiye'nin hür, müstakil, daima daha kuvvetli, daima daha refahlı Türkiye idealinin belkemiğidir.
● Tam bağımsızlık, ancak ekonomik bağımsızlıkla mümkündür.
● Hürriyet olmayan bir memlekette ölüm ve çöküş vardır. Her ilerleyişin ve kurtuluşun anası hürriyettir.
● Biz kimsenin düşmanı değiliz. Yalnız insanlığın düşmanı olanların düşmanıyız.
● Tarih bir milletin kanını, varlığını hiçbir zaman inkar edemez.
● Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin, devlet halinde varlığı kabul olunamaz.
● Millete efendilik yoktur. Hizmet vardır. Bu millete hizmet eden onun efendisi olur.
● Biz barış istiyoruz dediğimiz zaman tam bağımsızlık dediğimizi herkesin anlaması gerekir.
● Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.
● Tüketici yaşamak iyi değildir. Üretici olalım.
● Siyasi, askeri zaferler ne kadar büyük olurlarsa olsunlar, ekonomik zaferlerle taçlandırılmazlarsa meydana gelen zaferler devamlı olamaz, az zamanda söner.
● Memleket mutlaka modern medeni ve yeni olacaktır. Bizim için bu hayat davasıdır.
● Yeni Türkiye Devleti temellerini süngüyle değil, süngünün de dayandığı ekonomi ile kuracaktır. Yeni Türkiye Devleti cihangir bir devlet olmayacaktır. Fakat yeni Türkiye Devleti bir ekonomi devleti olacaktır.
● Bir millet ki resim yapmaz, bir millet ki heykel yapmaz, bir millet ki tekniğin gerektirdiği şeyleri yapmaz, itiraf etmeli ki o milletin ilerleme yolunda yeri yoktur.
● Devrim yasası, eldeki yasaların üstündedir. Bizi öldürmedikçe, bizim kafalarımızdaki akımı boğmadıkça, başladığımız devrim ve yenilik bir an bile durmayacaktır. Bizden sonraki dönemlerde de böyle olacaktır.
● Büyük başarılar, değerli anaların yetiştirdikleri seçkin çocukların yardımıyla meydana gelir.
● Toplumdaki başarısızlığın sebebi, kadınlarımıza karşı gösterdiğimiz ihmal ve kusurdan doğmaktadır.
● Bu memleket dünyanın beklemediği, asla umut etmediği ayrıcalıklı bir varoluşa sahne oldu. Bu sahne en az 7 bin senelik bir Türk beşiğidir. Beşik doğanın rüzgarıyla sallandı; beşiğin içindeki çocuk doğanın yağmurlarıyla yıkandı, o çocuk doğanın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından evvela korkar gibi oldu sonra onlara alıştı; Onların oğlu oldu. Bir gün o doğa çocuğu, Doğa oldu; şimşek, yıldırım, güneş oldu; Türk oldu... Türk budur. Yıldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir.
● Dünyada herşey için, medeniyet için, hayat için, başarı için, en hakiki mürşit bilimdir, fendir.
● Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz inkılapların amacı, Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen çağımıza uygun ve bütün mana ve biçimiyle uygar bir toplum haline değiştirmektir.
● Bütün dünya bilsin ki, benim için bir yandaşlık vardır: Cumhuriyet yandaşlığı, düşünsel ve toplumsal devrim yandaşlığı. Bu noktada yeni Türkiye topluluğunda, bir bireyi bunun dışında düşünmek istemiyorum.
● Savaş zaruri ve hayati olmalıdır. Milletin hayatı tehlikeye maruz kalmadıkça savaş bir cinayettir.
● Gençliği yetiştiriniz. Onlara ilim ve irfanın müspet fikirlerini veriniz. Geleceğin aydınlığına onlarla kavuşacaksınız.
● Bombasırtı olayı (14 Mayıs 1915) çok önemli ve Dünya savaş tarihinde eşine rastlanması mümkün olmayan bir olaydır. Karşılıklı siperler arası 8 metre, yani ölüm kesin. Birinci siperdekilerin hepsi kurtulmamacasına düşüyor. İkinci siperdekiler yıldırım gibi onların yerlerine gidiyor. Fakat ne kadar imrenilecek bir soğuk kanlılıkla biliyor musunuz? Bomba, şarapnel, kurşun yağmuru altında öleni görüyor, üç dakikaya kadar öleceğini biliyor ve en ufak bir çekinme bile göstermiyor. Sarsılma yok. Okuma bilenler Kur' an-ı Kerim okuyor ve cennete gitmeye hazırlanıyor. Bilmeyenlerse Kelime-i şahadet getiriyor ve ezan okuyarak yürüyorlar. Sıcak cehennem gibi kaynıyor. İşte bu Türk askerindeki ruh kuvvetini gösteren dünyanın hiçbir askerinde bulunmayan tebrike değer bir örnektir. Emin olmalısınız ki Çanakkale savaşlarını kazandıran bu yüksek ruhtur.
● Tam bağımsızlık, ancak mali bağımsızlık ile mümkündür. Bir devletin maliyesi bağımsızlıktan yoksun olunca, o devletin bütün hayat ışıklarında bağımsızlık felç olur.
● Din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye muhalif değiliz. Biz sadece din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyor, kasde ve fiile dayanan taassupkâr hareketlerden sakınıyoruz.
● Süngülerle, silahlarla ve kanla kazandığımız askeri zaferlerden sonra, kültür, bilim, fen ve ekonomi alanlarında da zaferler kazanmaya devam edeceğiz.
● Zafer, "Zafer benimdir" diyebilenindir. Başarı ise, "Başaracağım" diye başlayarak sonunda "Başardım" diyebilenindir.
● Egemenlik verilmez, alınır.
● Türk Milleti bağımsız yaşamış ve bağımsızlığı varolmalarının yegane koşulu olarak kabul etmiş cesur insanların torunlarıdır. Bu millet hiçbir zaman hür olmadan yaşamamıştır, yaşayamaz ve yaşamayacaktır.
● Milletimiz davranışlarında ve gayretlerinde sarsılmaz bir bütünlük gösterdiği için başarılı olmuştur.
● Ne kadar zengin ve müreffeh olursa olsun, istiklâlden mahrum bir millet, medenî insanlık karşısında uşak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye lâyık sayılamaz.
● Milli egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar batar, mahvolur. Milletlerin esirliği üzerine kurulmuş müesseseler her tarafta yıkılmaya mahkumdurlar.
● Bu millete çok şey öğretebildim ama onlara uşak olmayı bir türlü öğretemedim.
● Milli mücadelelere şahsî hırs değil, milli ideal, milli onur sebep olmuştur.
● "Türk milletinin karakteri yüksektir. Türk milleti çalışkandır. Türk milleti zekidir... Türk milleti milli birlik ve beraberlik içerisinde güçlükleri yenmesini bilmiştir… Türk milletinin tarihi bir niteliği de güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir. Türk milletinin büyük millet olduğunu bütün medeni alem, az zamanda, bir kere daha tanıyacaktır..."
● "Türklüğün unutulmuş büyük medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyeti, bundan sonraki gelişmesi ile geleceğin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır."
● "Türk’ün haysiyeti, onuru ve kabiliyeti çok yüksek ve büyüktür."
● "Türk milleti güzel her şeyi her medeni şeyi, her yüksek şeyi sever, takdir eder. Fakat muhakkaktır ki, her şeyin üstünde taktir ettiği bir şey varsa o da kahramanlıktır."
● "Bizim milletimiz, vatanı için, hürriyeti ve egemenliği için fedakar bir halktır."
● "Türk esirlik kabul etmeyen bir millettir."
● "Bizim başka milletlerden hiç bir eksiğimiz yok. Cesuruz, zekiyiz, çalışkanız, Yüksek amaçlar uğrunda ölmesini biliriz."
● "Büyük şeyleri büyük milletler yapar."
● "Türk milletinin son yıllarda gösterdiği harikaların yaptığı siyasi ve sosyal inkılapların gerçek sahibi kendisidir. Milletimizde bu kabiliyet ve tekamül var olmasaydı, onu yaratmaya hiçbir kuvvet ve kudret yeterli olamazdı."
● "Bu millet kılı kıpırdamadan dava uğruna canını vermeye razı olmasaydı ben hiç birşey yapamazdım."
● "Giriştiğimiz büyük işlerde, milletimizin yüksek kabiliyet ve yüksek sağduyusu başlıca rehberimiz ve başarı kaynağımız olmuştur."
● "Türk kuvvet ve zekasının yenmediği ve yenemeyeceği güçlük yoktur."
● "Benim hayatta yegane fahrim, servetim Türklükten başka bir şey değildir."
● "Gerektiğinde vatan için bir tek fert gibi yekpare azim ve karar ile çalışmasını bilen bir millet elbette büyük bir geleceğe layık ve aday olan bir millettir."
● İki Mustafa Kemal vardır: Biri ben, et ve kemik, geçici Mustafa Kemal... İkinci Mustafa Kemal, onu "ben" kelimesiyle ifade edemem; o, ben değil, bizdir! O, memleketin her köşesinde yeni fikir, yeni hayat ve büyük ülkü için uğraşan aydın ve savaşçı bir topluluktur. Ben, onların rüyasını temsil ediyorum. Benim teşebbüslerim, onların özlemini çektikleri şeyleri tatmin içindir. O Mustafa Kemal sizsiniz, hepinizsiniz. Geçici olmayan, yaşaması ve başarılı olması gereken Mustafa Kemal odur!
● "Bir milletin başarısı, mutlaka bütün milli güçlerin bir istikamette oluşmasıyla mümkündür. Bu nedenle bilelim ki, elde ettiğimiz başarı, milletin güç birliği etmesinden, ortak hareket etmesinden ileri gelmiştir. Eğer aynı başarı ve zaferleri gelecekte de tekrarlamak istiyorsak, ayni esasa dayanalım ve aynı şekilde yürüyelim."
● "Öğretmenler; Cumhuriyetin fedakar öğretmen ve eğitimcileri, yeni nesli sizler yetiştireceksiniz. Ve yeni nesil sizin eseriniz olacaktır. Eserin kıymeti, sizin beceriniz ve fedakarlığınızın derecesiyle orantılı olacaktır. Cumhuriyet; fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek karakterli koruyucular ister. Yeni nesli, bu özellik ve kabiliyette yetiştirmek sizin elinizdedir... Sizin başarınız Cumhuriyetin başarısı olacaktır."
● "Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeterlidir."
● "Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır."
- Yorum Yok
- 21.03.2026, 11:40
- Önder Tınaz
ATATÜRK'ÜN SÖZLERİ
● Bütün ümidim gençliktedir.
● Ey yükselen yeni nesil, istikbal sizindir. Cumhuriyet'i biz kurduk, O'nu yükseltecek ve sürdürecek sizlersiniz.
● Herkes ulusal görevini ve sorumluluğunu bilmeli, memleket meseleleri üzerinde o düşünceyle, düşünüp çalışmayı görev edinmelidir.
● Kendiniz için değil, bağlı bulunduğunuz ulus için elbirliği ile çalışınız. Çalışmaların en yükseği budur.
● Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.
● Bugün hepimize düşen ortak görev; ulusal değerlere, bilince, Cumhuriyet'e sahip çıkmak, Çanakkale'yi, Kurtuluş Savaşı'nı kazanan ruhu korumak ve bu bilinci gelecek kuşaklara aktarmaktır. Türk Ulusu dili, kültürü, tarihi ve saygın kimliğiyle aydınlık yarınlara el ele güçlü biçimde yürüyecektir.
● Sizler, yani yeni Türkiye'nin genç evlatları! Yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz... Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar. Türk Gençliği gayeye, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir.
● Öğretmenler! Cumhuriyet sizden düşünceleri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister.
● "...bu ulusa ve ülkeye hizmet görevi bitmeyecektir."
● Türk Milleti yeni bir iman ve kesin bir milli azim ile yeni bir devlet kurmuştur bu devletin dayandığı esaslar "Tam Bağımsızlık" ve "Kayıtsız Şartsız Milli Egemenlikten ibarettir. Yeni Türkiye devletinin yapısının ruhu Milli Egemenliktir. Milletin Kayıtsız Şartsız Egemenliğidir...
● Hiçbir şeye ihtiyacımız yok, yalnız bir şeye ihtiyacımız vardır; çalışkan olmak!
● Biz büyük bir inkılap yaptık. Memleketi bir çağdan alıp yeni bir çağa götürdük.
● Devrimin amacını kavramış olanlar sürekli olarak onu koruma gücüne sahip olacaklardır.
● Ne mutlu Türküm diyene!
● Muallimler! Yeni nesli, Cumhuriyetin fedakâr öğretmen ve eğiticileri, sizler yetiştireceksiniz, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır. Eserin kıymeti, sizin maharetiniz ve fedakârlığınız derecesiyle mütenasip bulunacaktır.
● Ordularımızın kazandığı zafer, sizin ve sizin ordularınızın zaferi için yalnız zemin hazırladı... Gerçek zaferi siz kazanacak ve devam edeceksiniz ve mutlaka başarılı olacaksınız.
● Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.
● "Türkiye Cumhuriyetinin, özellikle bugünkü gençliğine ve yetişmekte olan çocuklarına hitap ediyorum: Batı senden, Türk'ten çok geriydi. Manada, fikirde, tarihte bu böyleydi. Eğer bugün batı teknikte bir üstünlük gösteriyorsa, ey Türk Çocuğu, o kabahat da senin değil, senden öncekilerin affedilmez ihmalinin bir sonucudur. Şunu da söyleyeyim ki, çok zekisin! .. Bu belli. Fakat zekânı unut! .. Daima çalışkan ol..."
● Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden, eğiticiden mahrum bir millet, henüz bir millet adını alma yeteneği kazanmamıştır.
● "Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir..."
● "Cumhuriyeti kuranlar onu korumaya da muktedir olmalıdır."
● Tarihi yaşadığımız gibi yazdık, fakat geleceği cumhuriyete inananlara, onu koruyanlara ve yaşatacaklara emanet etmek lazımdır.
● Asıl önemli olan ve memleketi temelinden yıkan, halkını esir eden, içerdeki cephenin suskunluğudur.
● Benim Türk milletine, Türk cemiyetine, Türklüğün istikbaline ait ödevlerim bitmemiştir, siz onları tamamlayacaksınız. Siz de, sizden sonrakilere benim sözümü tekrar ediniz.
● İstiklal, istikbal, hürriyet, herşey adaletle kaimdir!
● Uluslar, egemenliklerini geçici bile olsa, bırakacağı meclislere dahi gereğinden fazla inanmamalı ve güvenmemelidir. Çünkü meclisler bile despotluk yapabilir ve bu despotluk bireysel despotluktan daha tehlikeli olabilir. Meclislerin öyle kararları olabilir ki, bu kararlar ulusun yaşamına giderilmesi olanaklı olmayan zararlar verebilir.
● Gençler cesaretimizi takviye ve idame eden sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile insanlık ve medeniyetin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsali olacaksınız. Yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.
● Öğretmenler! Cumhuriyet, fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek karakterli muhafızlar ister. Yeni nesli bu özellik ve kabiliyette yetiştirmek sizin elinizdedir.
● Öğretmen, yıllar sonra ödülünü alır.
● Öğretmen bir kandile benzer, kendini tüketerek başkalarına ışık verir.
● Söz konusu olan vatansa, gerisi teferruat.
● Yorulmadan beni takip edeceğinizi söylüyorsunuz. Fakat arkadaşlar, yorulmadan ne demek? Yorulmamak olur mu? Elbette yorulacaksınız. Benim sizden istediğim şey yorulmamak değil, yorulduğunuz zaman dahi durmadan yürümek, yorulduğunuz dakikada da dinlenmeden beni takip etmektir. Yorgunluk her insan, her mahlûk için tabii bir halettir, fakat insanda yorgunluğu yenebilecek mânevi bir kuvvet vardır ki, işte bu kuvvet yorulanları dinlendirmeden yürütür.
● Milli egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar batar, mahvolur. Milletlerin esirliği üzerine kurulmuş müesseseler her tarafta yıkılmaya mahkumdurlar.
● Cumhuriyet fikir serbestliği taraftarıdır. Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre saygı duyarız.
● Gerçi bize milliyetçi derler. Ama, biz öyle milliyetçileriz ki, işbirliği eden bütün milletlere hürmet ve riayet ederiz. Onların milliyetlerinin bütün icaplarını tanırız. Bizim milliyetçiliğimiz herhalde hodbince ve mağrurca bir milliyetçilik değildir.
● Öyle istiyorum ki, Türk Dili bilim yöntemleriyle kurallarını ortaya koysun ve her dalda yazı yazanlar, bütün terimleriyle çoğunluğun anlayabileceği güzel, ahenkli dilimizi kullansınlar.
● Okul, genç beyinlere insanlığa saygıyı, millet ve ülkeye sevgiyi, bağımsızlık onurunu öğretir.
● Okul sayesinde, okulun vereceği ilim ve fen sayesindedir ki, Türk milleti, Türk sanatı, Türk iktisadiyatı, Türk şiir ve edebiyatı bütün güzellikleriyle gelişir.
● Müspet bilimlerin temellerine dayanan, güzel sanatları seven, fikir terbiyesinde olduğu kadar beden terbiyesinde de kabiliyeti artmış ve yükselmiş olan erdemli, kudretli bir nesil yetiştirmek ana siyasetimizin açık dileğidir.
● Bilelim ki, milli benliğini bilmeyen milletler, başka milletlere yem olurlar.
● Milletlerin tarihinde bazı dönemler vardır ki, belli amaçlara erişebilmek için maddî ve manevî ne kadar kuvvet varsa hepsini bir araya toplamak ve aynı doğrultuya yöneltmek gerekir. Yakın yıllarda milletimiz, böyle bir toplanma ve birleşme hareketinin önemli sonuçlarını kavramıştır. Memleketin ve devrimin, içeriden ve dışarıdan gelebilecek tehlikelere karşı korunması için, bütün milliyetçi ve cumhuriyetçi kuvvetlerin bir yerde toplanması gerekir. Aynı cinsten olan kuvvetler, ortak amaç yolunda birleşmelidir.
● Birçok güçlükler ve engeller karşısında bulunduğumuzu biliyoruz. Bunların hepsini inceleme ile, gayret ve iman ile ve millet aşkının sarsılmaz kuvvetiyle birer birer çözüp sonuçlandıracağız. O millet aşkı ki, her şeye rağmen içimizde sönmez bir kuvvet, dayanıklılık ve ateş kaynağıdır.
● Bizim milletimiz vatanı için, özgürlüğü ve egemenliği için özverili bir halktır; bunu kanıtladı. Milletimiz, yaptığı devrimlerin kıskanç savunucusudur da. Benliğinde bu erdemler yerleşmiş bir milleti, yürümekte olduğu doğru yoldan hiçbir kimse, hiçbir kuvvet alıkoyamaz.
● Arkadaşlar! Devrimimiz Türkiye'nin yüzyıllar için mutluluğunu üstlenmiştir. Bize düşen onu kavrayarak ve takdir ederek çalışmaktır.
● Adımlarını, attığımız uygarlık ve yenilik adımlarına uydurmak istemeyenler ne talihsizdirler! Bu gibiler hâlâ milleti aldatacaklarını ümit ediyorlarsa bu ümitleri, kendilerinin zarara uğramalarından başka bir sonuç vermeyeceğine şimdiden emin olabilirler.
● Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir.
● Biz Türkler, bütün tarihimiz boyunca hürriyet ve istiklâle timsal olmuş bir milletiz.
● Ne kadar zengin ve müreffeh olursa olsun, istiklâlden mahrum bir millet, medenî insanlık karşısında uşak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye lâyık sayılamaz.
● Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir. Ben milletimin en büyük ve ecdadımın en değerli mirası olan bağımsızlık aşkı ile dolu bir adamım. Çocukluğumdan bugüne kadar ailevî, hususî ve resmî hayatımın her safhasını yakından bilenler bu aşkım malumdur. Bence bir millete şerefin, haysiyetin, namusun ve insanlığın vücut ve beka bulabilmesi mutlaka o milletin özgürlük ve bağımsızlığına sahip olmasıyla kaimdir. Ben şahsen bu saydığım vasıflara, çok ehemmiyet veririm. Ve bu vasıfların kendimde mevcut olduğunu iddia edebilmek için milletimin de aynı vasıfları taşımasını esas şart bilirim. Ben yaşabilmek için mutlaka bağımsız bir milletin evladı kalmalıyım. Bu sebeple milli bağımsızlık bence bir hayat meselesidir. Millet ve memleketin menfaatleri icap ettirirse, insanlığı teşkil eden milletlerden her biriyle medeniyet icabı olan dostluk ve siyaset münasebetlerini büyük bir hassasiyetle takdir ederim. Ancak, benim milletimi esir etmek isteyen herhangi bir milletin, bu arzusundan vazgeçinceye kadar, amansız düşmanıyım.
● Yurtta sulh, cihanda sulh.
● Türk milletinin istidadı ve kati kararı medeniyet yolunda durmadan, yılmadan ilerlemektir.
● Türk milletinin karakter ve adetlerine en uygun olan idare, cumhuriyet idaresidir.
● Yeni kuşak, en büyük cumhuriyetçilik dersini bugünkü öğretmenler topluluğundan ve onların yetiştirecekleri öğretmenlerden alacaktır.
● Milli mücadelelere şahsî hırs değil, milli ideal, milli onur sebep olmuştur.
● Bir millet eğitim ordusuna sahip olmadıkça, savaş meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin kalıcı sonuçlar vermesi ancak eğitim ordusuyla mümkündür.
● Milli his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin milli ve zengin olması, milli hissin gelişmesinde başlıca etkendir. Türk dili, dillerin en zenginlerindendir. Yeter ki, bu dil şuurla işlensin. Ülkesini, yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.
● Bir dinin tabii olması için akla, fenne, ilme ve mantığa uygun olması lazımdır.
● Her fert istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine mahsus siyasi bir fikre sahip olmak, seçtiği bir dinin icaplarını yapmak veya yapmamak hak ve hürriyetine sahiptir. Kimsenin fikrine ve vicdanına hakim olunamaz.
● Türk Milletinin istidadı ve kesin kararı medeniyet yolunda, durmadan, yılmadan ilerlemektir.
● Medeni olmayan insanlar, medeni olanların ayakları altında kalmaya mahkumdurlar.
● Büyük dinimiz çalışmayanın insanlıkla hiç ilgisi olmadığını bildiriyor. Bazı kimseler çağdaş olmayı kâfir olmak sayıyorlar. Asıl küfür onların bu zannıdır. Bu yanlış tefsiri yapanların maksadı İslâmların kâfirlere esir olmasını istemek değil de nedir? Her sarıklıyı hoca sanmayın, hoca olmak sarıkla değil, dimağladır.
● Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır.
● Medeniyetin emir ve talep ettiğini yapmak insan olmak için yeterlidir.
● Biz dünya medeniyeti ailesi içinde bulunuyoruz. Medeniyetin bütün icaplarını tatbik edeceğiz.
● Dünyanın her tarafından öğretmenler insan topluluğunun en fedakâr ve muhterem unsurlarıdır.
● Bizim devlet idaresinde takip ettiğimiz prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların dogmalarıyla asla bir tutmamalıdır. Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz.
● Milletimiz her güçlük ve zorluk karşısında, durmadan ilerlemekte ve yükselmektedir. Büyük Türk Milletinin bu yoldaki hızını, her vasıtayla arttırmaya çalışmak, bizim hepimizin en kutlu vazifemizdir.
● İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan mürekkeptir. Kabil midir ki, bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünlüğü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki, bir cismin yarısı toprağa zincirlerle bağlı kaldıkça öteki kısmı göklere yükselebilsin?
● Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.
● Kadınlarımız için asıl mücadele alanı, asıl zafer kazanılması gereken alan, biçim ve kılıkta başarıdan çok, ışıkla, bilgi ve kültürle, gerçek faziletle süslenip donanmaktır. Ben muhterem hanımlarımızın Avrupa kadınlarının aşağısında kalmayacak, aksine pek çok yönden onların üstüne çıkacak şekilde ışıkla, bilgi ve kültürle donanacaklarından asla şüphe etmeyen ve buna kesinlikle emin olanlardanım.
● Anaların bugünkü evlatlarına vereceği terbiye eski devirlerdeki gibi basit değildir. Bugünün anaları için gerekli vasıfları taşıyan evlat yetiştirmek, evlatlarını bugünkü hayat için faal bir uzuv haline koymak pek çok yüksek vasıflar taşımalarına bağlıdır. Onun için kadınlarımız, hattâ erkeklerimizden çok aydın, daha çok feyizli, daha fazla bilgili olmaya mecburdurlar; eğer hakikaten milletin anası olmak istiyorlarsa.
● Ben icap ettiği zaman en büyük hediyem olmak üzere, Türk Milletine canımı vereceğim.
● Çalışmak demek, boşuna yorulmak, terlemek değildir. Zamanın gereklerine göre bilim ve teknik ve her türlü uygar buluşlardan azami derecede istifade etmek zorunludur.
● Hiçbir zafer amaç değildir. Zafer, ancak kendisinden daha büyük bir amacı elde etmek için belli başlı bir vasıtadır.
● Zafer, bir fikrin istihsâline (elde edilmesine) hizmeti nispetinde kıymet (değer) ifade eder. Bir fikrin istihsâline dayanmayan bir zafer pâyidar olamaz (yaşayamaz). O, boş bir gayrettir.
● Her büyük meydan muharebesinden, her büyük zaferin kazanılmasından sonra yeni bir âlem (dünya) doğmalıdır, doğar. Yoksa başlı başına bir zafer, boşa gitmiş bir gayret olur.
● Türkiye'nin asıl sahibi ve efendisi, gerçek üretici olan köylüdür. O halde, herkesten daha çok refah, saadet ve servete müstahak ve layık olan köylüdür. Onun için, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin iktisadi siyaseti bu aslî gayeye erişmek maksadını güder.
● Basın milletin müşterek sesidir. Başlıbaşına bir kuvvet, bir okul, bir öncüdür.
● Ekonomik kalkınma, Türkiye'nin hür, müstakil, daima daha kuvvetli, daima daha refahlı Türkiye idealinin belkemiğidir.
● Tam bağımsızlık, ancak ekonomik bağımsızlıkla mümkündür.
● Hürriyet olmayan bir memlekette ölüm ve çöküş vardır. Her ilerleyişin ve kurtuluşun anası hürriyettir.
● Biz kimsenin düşmanı değiliz. Yalnız insanlığın düşmanı olanların düşmanıyız.
● Tarih bir milletin kanını, varlığını hiçbir zaman inkar edemez.
● Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin, devlet halinde varlığı kabul olunamaz.
● Millete efendilik yoktur. Hizmet vardır. Bu millete hizmet eden onun efendisi olur.
● Biz barış istiyoruz dediğimiz zaman tam bağımsızlık dediğimizi herkesin anlaması gerekir.
● Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.
● Tüketici yaşamak iyi değildir. Üretici olalım.
● Siyasi, askeri zaferler ne kadar büyük olurlarsa olsunlar, ekonomik zaferlerle taçlandırılmazlarsa meydana gelen zaferler devamlı olamaz, az zamanda söner.
● Memleket mutlaka modern medeni ve yeni olacaktır. Bizim için bu hayat davasıdır.
● Yeni Türkiye Devleti temellerini süngüyle değil, süngünün de dayandığı ekonomi ile kuracaktır. Yeni Türkiye Devleti cihangir bir devlet olmayacaktır. Fakat yeni Türkiye Devleti bir ekonomi devleti olacaktır.
● Bir millet ki resim yapmaz, bir millet ki heykel yapmaz, bir millet ki tekniğin gerektirdiği şeyleri yapmaz, itiraf etmeli ki o milletin ilerleme yolunda yeri yoktur.
● Devrim yasası, eldeki yasaların üstündedir. Bizi öldürmedikçe, bizim kafalarımızdaki akımı boğmadıkça, başladığımız devrim ve yenilik bir an bile durmayacaktır. Bizden sonraki dönemlerde de böyle olacaktır.
● Büyük başarılar, değerli anaların yetiştirdikleri seçkin çocukların yardımıyla meydana gelir.
● Toplumdaki başarısızlığın sebebi, kadınlarımıza karşı gösterdiğimiz ihmal ve kusurdan doğmaktadır.
● Bu memleket dünyanın beklemediği, asla umut etmediği ayrıcalıklı bir varoluşa sahne oldu. Bu sahne en az 7 bin senelik bir Türk beşiğidir. Beşik doğanın rüzgarıyla sallandı; beşiğin içindeki çocuk doğanın yağmurlarıyla yıkandı, o çocuk doğanın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından evvela korkar gibi oldu sonra onlara alıştı; Onların oğlu oldu. Bir gün o doğa çocuğu, Doğa oldu; şimşek, yıldırım, güneş oldu; Türk oldu... Türk budur. Yıldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir.
● Dünyada herşey için, medeniyet için, hayat için, başarı için, en hakiki mürşit bilimdir, fendir.
● Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz inkılapların amacı, Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen çağımıza uygun ve bütün mana ve biçimiyle uygar bir toplum haline değiştirmektir.
● Bütün dünya bilsin ki, benim için bir yandaşlık vardır: Cumhuriyet yandaşlığı, düşünsel ve toplumsal devrim yandaşlığı. Bu noktada yeni Türkiye topluluğunda, bir bireyi bunun dışında düşünmek istemiyorum.
● Savaş zaruri ve hayati olmalıdır. Milletin hayatı tehlikeye maruz kalmadıkça savaş bir cinayettir.
● Gençliği yetiştiriniz. Onlara ilim ve irfanın müspet fikirlerini veriniz. Geleceğin aydınlığına onlarla kavuşacaksınız.
● Bombasırtı olayı (14 Mayıs 1915) çok önemli ve Dünya savaş tarihinde eşine rastlanması mümkün olmayan bir olaydır. Karşılıklı siperler arası 8 metre, yani ölüm kesin. Birinci siperdekilerin hepsi kurtulmamacasına düşüyor. İkinci siperdekiler yıldırım gibi onların yerlerine gidiyor. Fakat ne kadar imrenilecek bir soğuk kanlılıkla biliyor musunuz? Bomba, şarapnel, kurşun yağmuru altında öleni görüyor, üç dakikaya kadar öleceğini biliyor ve en ufak bir çekinme bile göstermiyor. Sarsılma yok. Okuma bilenler Kur' an-ı Kerim okuyor ve cennete gitmeye hazırlanıyor. Bilmeyenlerse Kelime-i şahadet getiriyor ve ezan okuyarak yürüyorlar. Sıcak cehennem gibi kaynıyor. İşte bu Türk askerindeki ruh kuvvetini gösteren dünyanın hiçbir askerinde bulunmayan tebrike değer bir örnektir. Emin olmalısınız ki Çanakkale savaşlarını kazandıran bu yüksek ruhtur.
● Tam bağımsızlık, ancak mali bağımsızlık ile mümkündür. Bir devletin maliyesi bağımsızlıktan yoksun olunca, o devletin bütün hayat ışıklarında bağımsızlık felç olur.
● Din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye muhalif değiliz. Biz sadece din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyor, kasde ve fiile dayanan taassupkâr hareketlerden sakınıyoruz.
● Süngülerle, silahlarla ve kanla kazandığımız askeri zaferlerden sonra, kültür, bilim, fen ve ekonomi alanlarında da zaferler kazanmaya devam edeceğiz.
● Zafer, "Zafer benimdir" diyebilenindir. Başarı ise, "Başaracağım" diye başlayarak sonunda "Başardım" diyebilenindir.
● Egemenlik verilmez, alınır.
● Türk Milleti bağımsız yaşamış ve bağımsızlığı varolmalarının yegane koşulu olarak kabul etmiş cesur insanların torunlarıdır. Bu millet hiçbir zaman hür olmadan yaşamamıştır, yaşayamaz ve yaşamayacaktır.
● Milletimiz davranışlarında ve gayretlerinde sarsılmaz bir bütünlük gösterdiği için başarılı olmuştur.
● Ne kadar zengin ve müreffeh olursa olsun, istiklâlden mahrum bir millet, medenî insanlık karşısında uşak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye lâyık sayılamaz.
● Milli egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar batar, mahvolur. Milletlerin esirliği üzerine kurulmuş müesseseler her tarafta yıkılmaya mahkumdurlar.
● Bu millete çok şey öğretebildim ama onlara uşak olmayı bir türlü öğretemedim.
● Milli mücadelelere şahsî hırs değil, milli ideal, milli onur sebep olmuştur.
● "Türk milletinin karakteri yüksektir. Türk milleti çalışkandır. Türk milleti zekidir... Türk milleti milli birlik ve beraberlik içerisinde güçlükleri yenmesini bilmiştir… Türk milletinin tarihi bir niteliği de güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir. Türk milletinin büyük millet olduğunu bütün medeni alem, az zamanda, bir kere daha tanıyacaktır..."
● "Türklüğün unutulmuş büyük medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyeti, bundan sonraki gelişmesi ile geleceğin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır."
● "Türk’ün haysiyeti, onuru ve kabiliyeti çok yüksek ve büyüktür."
● "Türk milleti güzel her şeyi her medeni şeyi, her yüksek şeyi sever, takdir eder. Fakat muhakkaktır ki, her şeyin üstünde taktir ettiği bir şey varsa o da kahramanlıktır."
● "Bizim milletimiz, vatanı için, hürriyeti ve egemenliği için fedakar bir halktır."
● "Türk esirlik kabul etmeyen bir millettir."
● "Bizim başka milletlerden hiç bir eksiğimiz yok. Cesuruz, zekiyiz, çalışkanız, Yüksek amaçlar uğrunda ölmesini biliriz."
● "Büyük şeyleri büyük milletler yapar."
● "Türk milletinin son yıllarda gösterdiği harikaların yaptığı siyasi ve sosyal inkılapların gerçek sahibi kendisidir. Milletimizde bu kabiliyet ve tekamül var olmasaydı, onu yaratmaya hiçbir kuvvet ve kudret yeterli olamazdı."
● "Bu millet kılı kıpırdamadan dava uğruna canını vermeye razı olmasaydı ben hiç birşey yapamazdım."
● "Giriştiğimiz büyük işlerde, milletimizin yüksek kabiliyet ve yüksek sağduyusu başlıca rehberimiz ve başarı kaynağımız olmuştur."
● "Türk kuvvet ve zekasının yenmediği ve yenemeyeceği güçlük yoktur."
● "Benim hayatta yegane fahrim, servetim Türklükten başka bir şey değildir."
● "Gerektiğinde vatan için bir tek fert gibi yekpare azim ve karar ile çalışmasını bilen bir millet elbette büyük bir geleceğe layık ve aday olan bir millettir."
● İki Mustafa Kemal vardır: Biri ben, et ve kemik, geçici Mustafa Kemal... İkinci Mustafa Kemal, onu "ben" kelimesiyle ifade edemem; o, ben değil, bizdir! O, memleketin her köşesinde yeni fikir, yeni hayat ve büyük ülkü için uğraşan aydın ve savaşçı bir topluluktur. Ben, onların rüyasını temsil ediyorum. Benim teşebbüslerim, onların özlemini çektikleri şeyleri tatmin içindir. O Mustafa Kemal sizsiniz, hepinizsiniz. Geçici olmayan, yaşaması ve başarılı olması gereken Mustafa Kemal odur!
● "Bir milletin başarısı, mutlaka bütün milli güçlerin bir istikamette oluşmasıyla mümkündür. Bu nedenle bilelim ki, elde ettiğimiz başarı, milletin güç birliği etmesinden, ortak hareket etmesinden ileri gelmiştir. Eğer aynı başarı ve zaferleri gelecekte de tekrarlamak istiyorsak, ayni esasa dayanalım ve aynı şekilde yürüyelim."
● "Öğretmenler; Cumhuriyetin fedakar öğretmen ve eğitimcileri, yeni nesli sizler yetiştireceksiniz. Ve yeni nesil sizin eseriniz olacaktır. Eserin kıymeti, sizin beceriniz ve fedakarlığınızın derecesiyle orantılı olacaktır. Cumhuriyet; fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek karakterli koruyucular ister. Yeni nesli, bu özellik ve kabiliyette yetiştirmek sizin elinizdedir... Sizin başarınız Cumhuriyetin başarısı olacaktır."
● "Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeterlidir."
● "Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır."
● Bütün ümidim gençliktedir.
● Ey yükselen yeni nesil, istikbal sizindir. Cumhuriyet'i biz kurduk, O'nu yükseltecek ve sürdürecek sizlersiniz.
● Herkes ulusal görevini ve sorumluluğunu bilmeli, memleket meseleleri üzerinde o düşünceyle, düşünüp çalışmayı görev edinmelidir.
● Kendiniz için değil, bağlı bulunduğunuz ulus için elbirliği ile çalışınız. Çalışmaların en yükseği budur.
● Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.
● Bugün hepimize düşen ortak görev; ulusal değerlere, bilince, Cumhuriyet'e sahip çıkmak, Çanakkale'yi, Kurtuluş Savaşı'nı kazanan ruhu korumak ve bu bilinci gelecek kuşaklara aktarmaktır. Türk Ulusu dili, kültürü, tarihi ve saygın kimliğiyle aydınlık yarınlara el ele güçlü biçimde yürüyecektir.
● Sizler, yani yeni Türkiye'nin genç evlatları! Yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz... Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar. Türk Gençliği gayeye, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir.
● Öğretmenler! Cumhuriyet sizden düşünceleri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister.
● "...bu ulusa ve ülkeye hizmet görevi bitmeyecektir."
● Türk Milleti yeni bir iman ve kesin bir milli azim ile yeni bir devlet kurmuştur bu devletin dayandığı esaslar "Tam Bağımsızlık" ve "Kayıtsız Şartsız Milli Egemenlikten ibarettir. Yeni Türkiye devletinin yapısının ruhu Milli Egemenliktir. Milletin Kayıtsız Şartsız Egemenliğidir...
● Hiçbir şeye ihtiyacımız yok, yalnız bir şeye ihtiyacımız vardır; çalışkan olmak!
● Biz büyük bir inkılap yaptık. Memleketi bir çağdan alıp yeni bir çağa götürdük.
● Devrimin amacını kavramış olanlar sürekli olarak onu koruma gücüne sahip olacaklardır.
● Ne mutlu Türküm diyene!
● Muallimler! Yeni nesli, Cumhuriyetin fedakâr öğretmen ve eğiticileri, sizler yetiştireceksiniz, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır. Eserin kıymeti, sizin maharetiniz ve fedakârlığınız derecesiyle mütenasip bulunacaktır.
● Ordularımızın kazandığı zafer, sizin ve sizin ordularınızın zaferi için yalnız zemin hazırladı... Gerçek zaferi siz kazanacak ve devam edeceksiniz ve mutlaka başarılı olacaksınız.
● Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.
● "Türkiye Cumhuriyetinin, özellikle bugünkü gençliğine ve yetişmekte olan çocuklarına hitap ediyorum: Batı senden, Türk'ten çok geriydi. Manada, fikirde, tarihte bu böyleydi. Eğer bugün batı teknikte bir üstünlük gösteriyorsa, ey Türk Çocuğu, o kabahat da senin değil, senden öncekilerin affedilmez ihmalinin bir sonucudur. Şunu da söyleyeyim ki, çok zekisin! .. Bu belli. Fakat zekânı unut! .. Daima çalışkan ol..."
● Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden, eğiticiden mahrum bir millet, henüz bir millet adını alma yeteneği kazanmamıştır.
● "Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir..."
● "Cumhuriyeti kuranlar onu korumaya da muktedir olmalıdır."
● Tarihi yaşadığımız gibi yazdık, fakat geleceği cumhuriyete inananlara, onu koruyanlara ve yaşatacaklara emanet etmek lazımdır.
● Asıl önemli olan ve memleketi temelinden yıkan, halkını esir eden, içerdeki cephenin suskunluğudur.
● Benim Türk milletine, Türk cemiyetine, Türklüğün istikbaline ait ödevlerim bitmemiştir, siz onları tamamlayacaksınız. Siz de, sizden sonrakilere benim sözümü tekrar ediniz.
● İstiklal, istikbal, hürriyet, herşey adaletle kaimdir!
● Uluslar, egemenliklerini geçici bile olsa, bırakacağı meclislere dahi gereğinden fazla inanmamalı ve güvenmemelidir. Çünkü meclisler bile despotluk yapabilir ve bu despotluk bireysel despotluktan daha tehlikeli olabilir. Meclislerin öyle kararları olabilir ki, bu kararlar ulusun yaşamına giderilmesi olanaklı olmayan zararlar verebilir.
● Gençler cesaretimizi takviye ve idame eden sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile insanlık ve medeniyetin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsali olacaksınız. Yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.
● Öğretmenler! Cumhuriyet, fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek karakterli muhafızlar ister. Yeni nesli bu özellik ve kabiliyette yetiştirmek sizin elinizdedir.
● Öğretmen, yıllar sonra ödülünü alır.
● Öğretmen bir kandile benzer, kendini tüketerek başkalarına ışık verir.
● Söz konusu olan vatansa, gerisi teferruat.
● Yorulmadan beni takip edeceğinizi söylüyorsunuz. Fakat arkadaşlar, yorulmadan ne demek? Yorulmamak olur mu? Elbette yorulacaksınız. Benim sizden istediğim şey yorulmamak değil, yorulduğunuz zaman dahi durmadan yürümek, yorulduğunuz dakikada da dinlenmeden beni takip etmektir. Yorgunluk her insan, her mahlûk için tabii bir halettir, fakat insanda yorgunluğu yenebilecek mânevi bir kuvvet vardır ki, işte bu kuvvet yorulanları dinlendirmeden yürütür.
● Milli egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar batar, mahvolur. Milletlerin esirliği üzerine kurulmuş müesseseler her tarafta yıkılmaya mahkumdurlar.
● Cumhuriyet fikir serbestliği taraftarıdır. Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre saygı duyarız.
● Gerçi bize milliyetçi derler. Ama, biz öyle milliyetçileriz ki, işbirliği eden bütün milletlere hürmet ve riayet ederiz. Onların milliyetlerinin bütün icaplarını tanırız. Bizim milliyetçiliğimiz herhalde hodbince ve mağrurca bir milliyetçilik değildir.
● Öyle istiyorum ki, Türk Dili bilim yöntemleriyle kurallarını ortaya koysun ve her dalda yazı yazanlar, bütün terimleriyle çoğunluğun anlayabileceği güzel, ahenkli dilimizi kullansınlar.
● Okul, genç beyinlere insanlığa saygıyı, millet ve ülkeye sevgiyi, bağımsızlık onurunu öğretir.
● Okul sayesinde, okulun vereceği ilim ve fen sayesindedir ki, Türk milleti, Türk sanatı, Türk iktisadiyatı, Türk şiir ve edebiyatı bütün güzellikleriyle gelişir.
● Müspet bilimlerin temellerine dayanan, güzel sanatları seven, fikir terbiyesinde olduğu kadar beden terbiyesinde de kabiliyeti artmış ve yükselmiş olan erdemli, kudretli bir nesil yetiştirmek ana siyasetimizin açık dileğidir.
● Bilelim ki, milli benliğini bilmeyen milletler, başka milletlere yem olurlar.
● Milletlerin tarihinde bazı dönemler vardır ki, belli amaçlara erişebilmek için maddî ve manevî ne kadar kuvvet varsa hepsini bir araya toplamak ve aynı doğrultuya yöneltmek gerekir. Yakın yıllarda milletimiz, böyle bir toplanma ve birleşme hareketinin önemli sonuçlarını kavramıştır. Memleketin ve devrimin, içeriden ve dışarıdan gelebilecek tehlikelere karşı korunması için, bütün milliyetçi ve cumhuriyetçi kuvvetlerin bir yerde toplanması gerekir. Aynı cinsten olan kuvvetler, ortak amaç yolunda birleşmelidir.
● Birçok güçlükler ve engeller karşısında bulunduğumuzu biliyoruz. Bunların hepsini inceleme ile, gayret ve iman ile ve millet aşkının sarsılmaz kuvvetiyle birer birer çözüp sonuçlandıracağız. O millet aşkı ki, her şeye rağmen içimizde sönmez bir kuvvet, dayanıklılık ve ateş kaynağıdır.
● Bizim milletimiz vatanı için, özgürlüğü ve egemenliği için özverili bir halktır; bunu kanıtladı. Milletimiz, yaptığı devrimlerin kıskanç savunucusudur da. Benliğinde bu erdemler yerleşmiş bir milleti, yürümekte olduğu doğru yoldan hiçbir kimse, hiçbir kuvvet alıkoyamaz.
● Arkadaşlar! Devrimimiz Türkiye'nin yüzyıllar için mutluluğunu üstlenmiştir. Bize düşen onu kavrayarak ve takdir ederek çalışmaktır.
● Adımlarını, attığımız uygarlık ve yenilik adımlarına uydurmak istemeyenler ne talihsizdirler! Bu gibiler hâlâ milleti aldatacaklarını ümit ediyorlarsa bu ümitleri, kendilerinin zarara uğramalarından başka bir sonuç vermeyeceğine şimdiden emin olabilirler.
● Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir.
● Biz Türkler, bütün tarihimiz boyunca hürriyet ve istiklâle timsal olmuş bir milletiz.
● Ne kadar zengin ve müreffeh olursa olsun, istiklâlden mahrum bir millet, medenî insanlık karşısında uşak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye lâyık sayılamaz.
● Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir. Ben milletimin en büyük ve ecdadımın en değerli mirası olan bağımsızlık aşkı ile dolu bir adamım. Çocukluğumdan bugüne kadar ailevî, hususî ve resmî hayatımın her safhasını yakından bilenler bu aşkım malumdur. Bence bir millete şerefin, haysiyetin, namusun ve insanlığın vücut ve beka bulabilmesi mutlaka o milletin özgürlük ve bağımsızlığına sahip olmasıyla kaimdir. Ben şahsen bu saydığım vasıflara, çok ehemmiyet veririm. Ve bu vasıfların kendimde mevcut olduğunu iddia edebilmek için milletimin de aynı vasıfları taşımasını esas şart bilirim. Ben yaşabilmek için mutlaka bağımsız bir milletin evladı kalmalıyım. Bu sebeple milli bağımsızlık bence bir hayat meselesidir. Millet ve memleketin menfaatleri icap ettirirse, insanlığı teşkil eden milletlerden her biriyle medeniyet icabı olan dostluk ve siyaset münasebetlerini büyük bir hassasiyetle takdir ederim. Ancak, benim milletimi esir etmek isteyen herhangi bir milletin, bu arzusundan vazgeçinceye kadar, amansız düşmanıyım.
● Yurtta sulh, cihanda sulh.
● Türk milletinin istidadı ve kati kararı medeniyet yolunda durmadan, yılmadan ilerlemektir.
● Türk milletinin karakter ve adetlerine en uygun olan idare, cumhuriyet idaresidir.
● Yeni kuşak, en büyük cumhuriyetçilik dersini bugünkü öğretmenler topluluğundan ve onların yetiştirecekleri öğretmenlerden alacaktır.
● Milli mücadelelere şahsî hırs değil, milli ideal, milli onur sebep olmuştur.
● Bir millet eğitim ordusuna sahip olmadıkça, savaş meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin kalıcı sonuçlar vermesi ancak eğitim ordusuyla mümkündür.
● Milli his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin milli ve zengin olması, milli hissin gelişmesinde başlıca etkendir. Türk dili, dillerin en zenginlerindendir. Yeter ki, bu dil şuurla işlensin. Ülkesini, yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.
● Bir dinin tabii olması için akla, fenne, ilme ve mantığa uygun olması lazımdır.
● Her fert istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine mahsus siyasi bir fikre sahip olmak, seçtiği bir dinin icaplarını yapmak veya yapmamak hak ve hürriyetine sahiptir. Kimsenin fikrine ve vicdanına hakim olunamaz.
● Türk Milletinin istidadı ve kesin kararı medeniyet yolunda, durmadan, yılmadan ilerlemektir.
● Medeni olmayan insanlar, medeni olanların ayakları altında kalmaya mahkumdurlar.
● Büyük dinimiz çalışmayanın insanlıkla hiç ilgisi olmadığını bildiriyor. Bazı kimseler çağdaş olmayı kâfir olmak sayıyorlar. Asıl küfür onların bu zannıdır. Bu yanlış tefsiri yapanların maksadı İslâmların kâfirlere esir olmasını istemek değil de nedir? Her sarıklıyı hoca sanmayın, hoca olmak sarıkla değil, dimağladır.
● Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır.
● Medeniyetin emir ve talep ettiğini yapmak insan olmak için yeterlidir.
● Biz dünya medeniyeti ailesi içinde bulunuyoruz. Medeniyetin bütün icaplarını tatbik edeceğiz.
● Dünyanın her tarafından öğretmenler insan topluluğunun en fedakâr ve muhterem unsurlarıdır.
● Bizim devlet idaresinde takip ettiğimiz prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların dogmalarıyla asla bir tutmamalıdır. Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz.
● Milletimiz her güçlük ve zorluk karşısında, durmadan ilerlemekte ve yükselmektedir. Büyük Türk Milletinin bu yoldaki hızını, her vasıtayla arttırmaya çalışmak, bizim hepimizin en kutlu vazifemizdir.
● İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan mürekkeptir. Kabil midir ki, bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünlüğü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki, bir cismin yarısı toprağa zincirlerle bağlı kaldıkça öteki kısmı göklere yükselebilsin?
● Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.
● Kadınlarımız için asıl mücadele alanı, asıl zafer kazanılması gereken alan, biçim ve kılıkta başarıdan çok, ışıkla, bilgi ve kültürle, gerçek faziletle süslenip donanmaktır. Ben muhterem hanımlarımızın Avrupa kadınlarının aşağısında kalmayacak, aksine pek çok yönden onların üstüne çıkacak şekilde ışıkla, bilgi ve kültürle donanacaklarından asla şüphe etmeyen ve buna kesinlikle emin olanlardanım.
● Anaların bugünkü evlatlarına vereceği terbiye eski devirlerdeki gibi basit değildir. Bugünün anaları için gerekli vasıfları taşıyan evlat yetiştirmek, evlatlarını bugünkü hayat için faal bir uzuv haline koymak pek çok yüksek vasıflar taşımalarına bağlıdır. Onun için kadınlarımız, hattâ erkeklerimizden çok aydın, daha çok feyizli, daha fazla bilgili olmaya mecburdurlar; eğer hakikaten milletin anası olmak istiyorlarsa.
● Ben icap ettiği zaman en büyük hediyem olmak üzere, Türk Milletine canımı vereceğim.
● Çalışmak demek, boşuna yorulmak, terlemek değildir. Zamanın gereklerine göre bilim ve teknik ve her türlü uygar buluşlardan azami derecede istifade etmek zorunludur.
● Hiçbir zafer amaç değildir. Zafer, ancak kendisinden daha büyük bir amacı elde etmek için belli başlı bir vasıtadır.
● Zafer, bir fikrin istihsâline (elde edilmesine) hizmeti nispetinde kıymet (değer) ifade eder. Bir fikrin istihsâline dayanmayan bir zafer pâyidar olamaz (yaşayamaz). O, boş bir gayrettir.
● Her büyük meydan muharebesinden, her büyük zaferin kazanılmasından sonra yeni bir âlem (dünya) doğmalıdır, doğar. Yoksa başlı başına bir zafer, boşa gitmiş bir gayret olur.
● Türkiye'nin asıl sahibi ve efendisi, gerçek üretici olan köylüdür. O halde, herkesten daha çok refah, saadet ve servete müstahak ve layık olan köylüdür. Onun için, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin iktisadi siyaseti bu aslî gayeye erişmek maksadını güder.
● Basın milletin müşterek sesidir. Başlıbaşına bir kuvvet, bir okul, bir öncüdür.
● Ekonomik kalkınma, Türkiye'nin hür, müstakil, daima daha kuvvetli, daima daha refahlı Türkiye idealinin belkemiğidir.
● Tam bağımsızlık, ancak ekonomik bağımsızlıkla mümkündür.
● Hürriyet olmayan bir memlekette ölüm ve çöküş vardır. Her ilerleyişin ve kurtuluşun anası hürriyettir.
● Biz kimsenin düşmanı değiliz. Yalnız insanlığın düşmanı olanların düşmanıyız.
● Tarih bir milletin kanını, varlığını hiçbir zaman inkar edemez.
● Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin, devlet halinde varlığı kabul olunamaz.
● Millete efendilik yoktur. Hizmet vardır. Bu millete hizmet eden onun efendisi olur.
● Biz barış istiyoruz dediğimiz zaman tam bağımsızlık dediğimizi herkesin anlaması gerekir.
● Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.
● Tüketici yaşamak iyi değildir. Üretici olalım.
● Siyasi, askeri zaferler ne kadar büyük olurlarsa olsunlar, ekonomik zaferlerle taçlandırılmazlarsa meydana gelen zaferler devamlı olamaz, az zamanda söner.
● Memleket mutlaka modern medeni ve yeni olacaktır. Bizim için bu hayat davasıdır.
● Yeni Türkiye Devleti temellerini süngüyle değil, süngünün de dayandığı ekonomi ile kuracaktır. Yeni Türkiye Devleti cihangir bir devlet olmayacaktır. Fakat yeni Türkiye Devleti bir ekonomi devleti olacaktır.
● Bir millet ki resim yapmaz, bir millet ki heykel yapmaz, bir millet ki tekniğin gerektirdiği şeyleri yapmaz, itiraf etmeli ki o milletin ilerleme yolunda yeri yoktur.
● Devrim yasası, eldeki yasaların üstündedir. Bizi öldürmedikçe, bizim kafalarımızdaki akımı boğmadıkça, başladığımız devrim ve yenilik bir an bile durmayacaktır. Bizden sonraki dönemlerde de böyle olacaktır.
● Büyük başarılar, değerli anaların yetiştirdikleri seçkin çocukların yardımıyla meydana gelir.
● Toplumdaki başarısızlığın sebebi, kadınlarımıza karşı gösterdiğimiz ihmal ve kusurdan doğmaktadır.
● Bu memleket dünyanın beklemediği, asla umut etmediği ayrıcalıklı bir varoluşa sahne oldu. Bu sahne en az 7 bin senelik bir Türk beşiğidir. Beşik doğanın rüzgarıyla sallandı; beşiğin içindeki çocuk doğanın yağmurlarıyla yıkandı, o çocuk doğanın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından evvela korkar gibi oldu sonra onlara alıştı; Onların oğlu oldu. Bir gün o doğa çocuğu, Doğa oldu; şimşek, yıldırım, güneş oldu; Türk oldu... Türk budur. Yıldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir.
● Dünyada herşey için, medeniyet için, hayat için, başarı için, en hakiki mürşit bilimdir, fendir.
● Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz inkılapların amacı, Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen çağımıza uygun ve bütün mana ve biçimiyle uygar bir toplum haline değiştirmektir.
● Bütün dünya bilsin ki, benim için bir yandaşlık vardır: Cumhuriyet yandaşlığı, düşünsel ve toplumsal devrim yandaşlığı. Bu noktada yeni Türkiye topluluğunda, bir bireyi bunun dışında düşünmek istemiyorum.
● Savaş zaruri ve hayati olmalıdır. Milletin hayatı tehlikeye maruz kalmadıkça savaş bir cinayettir.
● Gençliği yetiştiriniz. Onlara ilim ve irfanın müspet fikirlerini veriniz. Geleceğin aydınlığına onlarla kavuşacaksınız.
● Bombasırtı olayı (14 Mayıs 1915) çok önemli ve Dünya savaş tarihinde eşine rastlanması mümkün olmayan bir olaydır. Karşılıklı siperler arası 8 metre, yani ölüm kesin. Birinci siperdekilerin hepsi kurtulmamacasına düşüyor. İkinci siperdekiler yıldırım gibi onların yerlerine gidiyor. Fakat ne kadar imrenilecek bir soğuk kanlılıkla biliyor musunuz? Bomba, şarapnel, kurşun yağmuru altında öleni görüyor, üç dakikaya kadar öleceğini biliyor ve en ufak bir çekinme bile göstermiyor. Sarsılma yok. Okuma bilenler Kur' an-ı Kerim okuyor ve cennete gitmeye hazırlanıyor. Bilmeyenlerse Kelime-i şahadet getiriyor ve ezan okuyarak yürüyorlar. Sıcak cehennem gibi kaynıyor. İşte bu Türk askerindeki ruh kuvvetini gösteren dünyanın hiçbir askerinde bulunmayan tebrike değer bir örnektir. Emin olmalısınız ki Çanakkale savaşlarını kazandıran bu yüksek ruhtur.
● Tam bağımsızlık, ancak mali bağımsızlık ile mümkündür. Bir devletin maliyesi bağımsızlıktan yoksun olunca, o devletin bütün hayat ışıklarında bağımsızlık felç olur.
● Din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye muhalif değiliz. Biz sadece din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyor, kasde ve fiile dayanan taassupkâr hareketlerden sakınıyoruz.
● Süngülerle, silahlarla ve kanla kazandığımız askeri zaferlerden sonra, kültür, bilim, fen ve ekonomi alanlarında da zaferler kazanmaya devam edeceğiz.
● Zafer, "Zafer benimdir" diyebilenindir. Başarı ise, "Başaracağım" diye başlayarak sonunda "Başardım" diyebilenindir.
● Egemenlik verilmez, alınır.
● Türk Milleti bağımsız yaşamış ve bağımsızlığı varolmalarının yegane koşulu olarak kabul etmiş cesur insanların torunlarıdır. Bu millet hiçbir zaman hür olmadan yaşamamıştır, yaşayamaz ve yaşamayacaktır.
● Milletimiz davranışlarında ve gayretlerinde sarsılmaz bir bütünlük gösterdiği için başarılı olmuştur.
● Ne kadar zengin ve müreffeh olursa olsun, istiklâlden mahrum bir millet, medenî insanlık karşısında uşak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye lâyık sayılamaz.
● Milli egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar batar, mahvolur. Milletlerin esirliği üzerine kurulmuş müesseseler her tarafta yıkılmaya mahkumdurlar.
● Bu millete çok şey öğretebildim ama onlara uşak olmayı bir türlü öğretemedim.
● Milli mücadelelere şahsî hırs değil, milli ideal, milli onur sebep olmuştur.
● "Türk milletinin karakteri yüksektir. Türk milleti çalışkandır. Türk milleti zekidir... Türk milleti milli birlik ve beraberlik içerisinde güçlükleri yenmesini bilmiştir… Türk milletinin tarihi bir niteliği de güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir. Türk milletinin büyük millet olduğunu bütün medeni alem, az zamanda, bir kere daha tanıyacaktır..."
● "Türklüğün unutulmuş büyük medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyeti, bundan sonraki gelişmesi ile geleceğin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır."
● "Türk’ün haysiyeti, onuru ve kabiliyeti çok yüksek ve büyüktür."
● "Türk milleti güzel her şeyi her medeni şeyi, her yüksek şeyi sever, takdir eder. Fakat muhakkaktır ki, her şeyin üstünde taktir ettiği bir şey varsa o da kahramanlıktır."
● "Bizim milletimiz, vatanı için, hürriyeti ve egemenliği için fedakar bir halktır."
● "Türk esirlik kabul etmeyen bir millettir."
● "Bizim başka milletlerden hiç bir eksiğimiz yok. Cesuruz, zekiyiz, çalışkanız, Yüksek amaçlar uğrunda ölmesini biliriz."
● "Büyük şeyleri büyük milletler yapar."
● "Türk milletinin son yıllarda gösterdiği harikaların yaptığı siyasi ve sosyal inkılapların gerçek sahibi kendisidir. Milletimizde bu kabiliyet ve tekamül var olmasaydı, onu yaratmaya hiçbir kuvvet ve kudret yeterli olamazdı."
● "Bu millet kılı kıpırdamadan dava uğruna canını vermeye razı olmasaydı ben hiç birşey yapamazdım."
● "Giriştiğimiz büyük işlerde, milletimizin yüksek kabiliyet ve yüksek sağduyusu başlıca rehberimiz ve başarı kaynağımız olmuştur."
● "Türk kuvvet ve zekasının yenmediği ve yenemeyeceği güçlük yoktur."
● "Benim hayatta yegane fahrim, servetim Türklükten başka bir şey değildir."
● "Gerektiğinde vatan için bir tek fert gibi yekpare azim ve karar ile çalışmasını bilen bir millet elbette büyük bir geleceğe layık ve aday olan bir millettir."
● İki Mustafa Kemal vardır: Biri ben, et ve kemik, geçici Mustafa Kemal... İkinci Mustafa Kemal, onu "ben" kelimesiyle ifade edemem; o, ben değil, bizdir! O, memleketin her köşesinde yeni fikir, yeni hayat ve büyük ülkü için uğraşan aydın ve savaşçı bir topluluktur. Ben, onların rüyasını temsil ediyorum. Benim teşebbüslerim, onların özlemini çektikleri şeyleri tatmin içindir. O Mustafa Kemal sizsiniz, hepinizsiniz. Geçici olmayan, yaşaması ve başarılı olması gereken Mustafa Kemal odur!
● "Bir milletin başarısı, mutlaka bütün milli güçlerin bir istikamette oluşmasıyla mümkündür. Bu nedenle bilelim ki, elde ettiğimiz başarı, milletin güç birliği etmesinden, ortak hareket etmesinden ileri gelmiştir. Eğer aynı başarı ve zaferleri gelecekte de tekrarlamak istiyorsak, ayni esasa dayanalım ve aynı şekilde yürüyelim."
● "Öğretmenler; Cumhuriyetin fedakar öğretmen ve eğitimcileri, yeni nesli sizler yetiştireceksiniz. Ve yeni nesil sizin eseriniz olacaktır. Eserin kıymeti, sizin beceriniz ve fedakarlığınızın derecesiyle orantılı olacaktır. Cumhuriyet; fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek karakterli koruyucular ister. Yeni nesli, bu özellik ve kabiliyette yetiştirmek sizin elinizdedir... Sizin başarınız Cumhuriyetin başarısı olacaktır."
● "Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeterlidir."
● "Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır."
Mustafa Kemal, 1881 yılında, Osmanlı İmparatorluğu'na bağlı bir vilayet olan Selanik'te doğdu. Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde Hanım'dır. Babasını küçük yaşta kaybettikten sonra ilkokulu Selanik'te Şemsi Efendi Mektebi'nde (İlkokul) okudu. Öğrenimini Selanik Askeri Rüştiyesi (ortaokul) ve Manastır Askeri İdadisi'nde (Lise) sürdürdü. 1899 yılında girdiği İstanbul Harbiye Mektebi'ni 1902 yılında Piyade Teğmen rütbesiyle, Harp Akademisi'ni ise 1905 yılında Kurmay Yüzbaşı rütbesiye bitirdi.
Mustafa Kemal, 1905 yılında Şam'da 5. Ordu'da, 1907 yılında da Makedonya'daki 3. Ordu'da görevlendirildi. Manastır ve Selanik'te görevli iken 1909'da İstanbul'daki (31 Mart Vak'ası) ayaklanmayı bastıran Hareket Ordusu'nda görev aldı ve ayaklanma başarıyla kısa sürede bastırıldı. Arnavutluk isyanını bastırma harekatına katıldı. 1911'de İtalya'nın Trablusgarp'a asker çıkarması üzerine Tobruk'a gönderildi. Tobruk ve Derne'de Türk Kuvvetlerini başarı ile yönettikten sonra binbaşı rütbesiyle 1912-1913 yıllarında Balkan Savaşı'na katıldı; Edirne'yi Bulgaristan'dan geri alan kolorduda görev yaptı. 1913-1915 yıllarında Sofya'da ataşe olarak bulundu. Birinci Dünya Savaşı'nda, 1915'te, 19. Tümen Komutanı olarak Çanakkale Savaşı'na katıldı. Gelibolu'da düşman saldırılarını başarı ile durdurdu; "Anafartalar Kahramanı" olarak ün kazandı.
1916'da Doğu Cephesi'ne Kolordu Komutanı olarak atandı ve generalliğe yükseltildi. Rus saldırılarını durduran Mustafa Kemal, Bingöl ve Muş'u düşmandan geri aldı. 1917'de Filistin ve Suriye'de görevli 7. Ordu Komutanlığı'na atandı. Aynı yıl Veliaht Vahdettin ile Almanya'ya gitti. Alman Genel Karargahı ve Alman savaş cephelerinde incelemeler yaptı. 1918'de yeniden görevlendirildiği Suriye cephesinde 7. Ordu Komutanı iken, Birinci Dünya Savaşı'nın sona ermesiyle imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra İstanbul'a geldi. Ülkeyi düşman işgalinden kurtarmak amacını gizli tutarak, Ordu Müfettişliği görevi ile İstanbul'dan ayrıldı.
Karadeniz yoluyla 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkan Mustafa Kemal, 22 Haziran 1919'da Amasya Genelgesi'ni yayımladı. Türk milletine, "Vatanın bütünlüğünün ve milletin bağımsızlığının tehlikede olduğunu, azim ve kararlılıkla vatanın kurtarılması için Sivas'ta bir kongre toplanacağını" bildirdi. Ayrıca Osmanlı Hükümeti'nin verdiği görevden ve askerlikten istifa ederek 23 Temmuz 1919'da Erzurum'da, 4 Eylül 1919'da Sivas'ta toplanan kongrelerin başkanlığını yaptı.
Bu kongrelerde, "Düşman işgaline karşı milletin vatanı savunacağı, bu amaçla geçici bir hükümetin kurulacağı ve bir milli meclisin toplanacağı, manda ve himayenin kabul edilmeyeceği" kararları alındı ve açıklandı. Türkiye Büyük Millet Meclisi, onun çabalarıyla 23 Nisan 1920'de Ankara'da tarihi görevine başladı; Mustafa Kemal, Meclis ve Hükümet Başkanı seçildi. Osmanlı Hükümeti ile İtilaf Devletleri arasında imzalanan Sevr Antlaşması'nı Türk milletinin kabul etmediğini dünyaya duyurdu.
İtilaf Devletleri'nin yardımıyla İzmir'i işgal eden Yunan Kuvvetlerinin ilerlemesi 1921'de Birinci ve İkinci İnönü savaşlarıyla durduruldu. 23 Ağustos 1921'de yeniden saldıran Yunan Ordusu bozguna uğratılarak Başkomutan Mustafa Kemal Paşa'nın yönettiği Türk Ordusu Sakarya Meydan Savaşı'nı zaferle sonuçlandırdı. 22 gün geceli gündüzlü süren bu savaşta Yunan Ordusu ağır kayıplara uğratıldı. Bu zafer nedeniyle Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Mustafa Kemal'e "Mareşal" rütbesi ve "Gazi" unvanı verildi. Türk Ordusu, vatanı düşman işgalinden kurtarmak için 26 Ağustos 1922'de karşı saldırıya başladı. Mustafa Kemal Paşa'nın yönettiği Başkomutan Meydan Savaşı'nda (30 Ağustos 1922) Türk Ordusu Yunan Ordusu'nun büyük kısmını yok etti. Bozguna uğrayarak kaçan düşman kuvvetlerini izleyen Türk Ordusu 9 Eylül 1922'de İzmir'e girdi. 11 Ekim 1922'de Mudanya Ateşkes Antlaşması imzalandı ve İtilaf Devletleri işgal ettikleri Türk topraklarından çekildiler.
Kurtuluş Savaşı'nın ardından TBMM tarafından 29 Ekim 1923 günü Cumhuriyet ilan edilirken, Mustafa Kemal de Cumhurbaşkanı seçildi. 1938'deki ölümüne dek arka arkaya 4 kez cumhurbaşkanı seçilen Atatürk, bu görevi en uzun süre yürüten cumhurbaşkanı oldu.
Mustafa Kemal'e, 24.11.1934 günlü, 2587 sayılı kanunla Atatürk soyadı verildi ve bu soyadının başkaları tarafından kullanılması yasaklandı.
Mustafa Kemal Atatürk, 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı'nın etkilerini hafifletmek ve ülkenin kalkınmasını hızlandırmak amacı ile 1933'te Beş Yıllık Sanayi Planı'nı başlattı. Aynı dönemde dış politikada da önemli adımlar atıldı; Milletler Cemiyeti'ne girilmesi (1932), Balkan Antantı'nın imzalanması (1934), Montrö Boğazlar Sözleşmesi (1936) ve Sadabat Paktı (1937) gibi girişimler Türkiye'nin bölgesinde ve dünyada etkili bir aktör olarak öne çıkmasına katkıda bulundu. Atatürk, Hatay'ın anavatana katılması için yoğun bir diplomatik çaba sarf etti ve onun bu amacı, vefatının ardından 1939 yılında gerçekleşti.
Atatürk, yalnızca Türk milletinin Kurtuluş Savaşı'nı başarı ile yöneten bir komutan değil, aynı zamanda gerçekleştirdiği devrimler ile de dahi bir devlet adamı idi. 57 yıl süren yaşamının büyük kısmında, milletinin ve vatanının bağımsızlığı ve mutluluğu için yılmadan çalıştı ve girdiği her mücadeleden zaferle çıktı.
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu, cesur ve unutulmaz önderi Mustafa Kemal Atatürk, 10 Kasım 1938'de aramızdan ayrıldı.
Mustafa Kemal, 1905 yılında Şam'da 5. Ordu'da, 1907 yılında da Makedonya'daki 3. Ordu'da görevlendirildi. Manastır ve Selanik'te görevli iken 1909'da İstanbul'daki (31 Mart Vak'ası) ayaklanmayı bastıran Hareket Ordusu'nda görev aldı ve ayaklanma başarıyla kısa sürede bastırıldı. Arnavutluk isyanını bastırma harekatına katıldı. 1911'de İtalya'nın Trablusgarp'a asker çıkarması üzerine Tobruk'a gönderildi. Tobruk ve Derne'de Türk Kuvvetlerini başarı ile yönettikten sonra binbaşı rütbesiyle 1912-1913 yıllarında Balkan Savaşı'na katıldı; Edirne'yi Bulgaristan'dan geri alan kolorduda görev yaptı. 1913-1915 yıllarında Sofya'da ataşe olarak bulundu. Birinci Dünya Savaşı'nda, 1915'te, 19. Tümen Komutanı olarak Çanakkale Savaşı'na katıldı. Gelibolu'da düşman saldırılarını başarı ile durdurdu; "Anafartalar Kahramanı" olarak ün kazandı.
1916'da Doğu Cephesi'ne Kolordu Komutanı olarak atandı ve generalliğe yükseltildi. Rus saldırılarını durduran Mustafa Kemal, Bingöl ve Muş'u düşmandan geri aldı. 1917'de Filistin ve Suriye'de görevli 7. Ordu Komutanlığı'na atandı. Aynı yıl Veliaht Vahdettin ile Almanya'ya gitti. Alman Genel Karargahı ve Alman savaş cephelerinde incelemeler yaptı. 1918'de yeniden görevlendirildiği Suriye cephesinde 7. Ordu Komutanı iken, Birinci Dünya Savaşı'nın sona ermesiyle imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra İstanbul'a geldi. Ülkeyi düşman işgalinden kurtarmak amacını gizli tutarak, Ordu Müfettişliği görevi ile İstanbul'dan ayrıldı.
Karadeniz yoluyla 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkan Mustafa Kemal, 22 Haziran 1919'da Amasya Genelgesi'ni yayımladı. Türk milletine, "Vatanın bütünlüğünün ve milletin bağımsızlığının tehlikede olduğunu, azim ve kararlılıkla vatanın kurtarılması için Sivas'ta bir kongre toplanacağını" bildirdi. Ayrıca Osmanlı Hükümeti'nin verdiği görevden ve askerlikten istifa ederek 23 Temmuz 1919'da Erzurum'da, 4 Eylül 1919'da Sivas'ta toplanan kongrelerin başkanlığını yaptı.
Bu kongrelerde, "Düşman işgaline karşı milletin vatanı savunacağı, bu amaçla geçici bir hükümetin kurulacağı ve bir milli meclisin toplanacağı, manda ve himayenin kabul edilmeyeceği" kararları alındı ve açıklandı. Türkiye Büyük Millet Meclisi, onun çabalarıyla 23 Nisan 1920'de Ankara'da tarihi görevine başladı; Mustafa Kemal, Meclis ve Hükümet Başkanı seçildi. Osmanlı Hükümeti ile İtilaf Devletleri arasında imzalanan Sevr Antlaşması'nı Türk milletinin kabul etmediğini dünyaya duyurdu.
İtilaf Devletleri'nin yardımıyla İzmir'i işgal eden Yunan Kuvvetlerinin ilerlemesi 1921'de Birinci ve İkinci İnönü savaşlarıyla durduruldu. 23 Ağustos 1921'de yeniden saldıran Yunan Ordusu bozguna uğratılarak Başkomutan Mustafa Kemal Paşa'nın yönettiği Türk Ordusu Sakarya Meydan Savaşı'nı zaferle sonuçlandırdı. 22 gün geceli gündüzlü süren bu savaşta Yunan Ordusu ağır kayıplara uğratıldı. Bu zafer nedeniyle Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Mustafa Kemal'e "Mareşal" rütbesi ve "Gazi" unvanı verildi. Türk Ordusu, vatanı düşman işgalinden kurtarmak için 26 Ağustos 1922'de karşı saldırıya başladı. Mustafa Kemal Paşa'nın yönettiği Başkomutan Meydan Savaşı'nda (30 Ağustos 1922) Türk Ordusu Yunan Ordusu'nun büyük kısmını yok etti. Bozguna uğrayarak kaçan düşman kuvvetlerini izleyen Türk Ordusu 9 Eylül 1922'de İzmir'e girdi. 11 Ekim 1922'de Mudanya Ateşkes Antlaşması imzalandı ve İtilaf Devletleri işgal ettikleri Türk topraklarından çekildiler.
Kurtuluş Savaşı'nın ardından TBMM tarafından 29 Ekim 1923 günü Cumhuriyet ilan edilirken, Mustafa Kemal de Cumhurbaşkanı seçildi. 1938'deki ölümüne dek arka arkaya 4 kez cumhurbaşkanı seçilen Atatürk, bu görevi en uzun süre yürüten cumhurbaşkanı oldu.
Mustafa Kemal'e, 24.11.1934 günlü, 2587 sayılı kanunla Atatürk soyadı verildi ve bu soyadının başkaları tarafından kullanılması yasaklandı.
Mustafa Kemal Atatürk, 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı'nın etkilerini hafifletmek ve ülkenin kalkınmasını hızlandırmak amacı ile 1933'te Beş Yıllık Sanayi Planı'nı başlattı. Aynı dönemde dış politikada da önemli adımlar atıldı; Milletler Cemiyeti'ne girilmesi (1932), Balkan Antantı'nın imzalanması (1934), Montrö Boğazlar Sözleşmesi (1936) ve Sadabat Paktı (1937) gibi girişimler Türkiye'nin bölgesinde ve dünyada etkili bir aktör olarak öne çıkmasına katkıda bulundu. Atatürk, Hatay'ın anavatana katılması için yoğun bir diplomatik çaba sarf etti ve onun bu amacı, vefatının ardından 1939 yılında gerçekleşti.
Atatürk, yalnızca Türk milletinin Kurtuluş Savaşı'nı başarı ile yöneten bir komutan değil, aynı zamanda gerçekleştirdiği devrimler ile de dahi bir devlet adamı idi. 57 yıl süren yaşamının büyük kısmında, milletinin ve vatanının bağımsızlığı ve mutluluğu için yılmadan çalıştı ve girdiği her mücadeleden zaferle çıktı.
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu, cesur ve unutulmaz önderi Mustafa Kemal Atatürk, 10 Kasım 1938'de aramızdan ayrıldı.
- Yorum Yok
- 21.03.2026, 11:33
- Önder Tınaz
Mustafa Kemal, 1881 yılında, Osmanlı İmparatorluğu'na bağlı bir vilayet olan Selanik'te doğdu. Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde Hanım'dır. Babasını küçük yaşta kaybettikten sonra ilkokulu Selanik'te Şemsi Efendi Mektebi'nde (İlkokul) okudu. Öğrenimini Selanik Askeri Rüştiyesi (ortaokul) ve Manastır Askeri İdadisi'nde (Lise) sürdürdü. 1899 yılında girdiği İstanbul Harbiye Mektebi'ni 1902 yılında Piyade Teğmen rütbesiyle, Harp Akademisi'ni ise 1905 yılında Kurmay Yüzbaşı rütbesiye bitirdi.
Mustafa Kemal, 1905 yılında Şam'da 5. Ordu'da, 1907 yılında da Makedonya'daki 3. Ordu'da görevlendirildi. Manastır ve Selanik'te görevli iken 1909'da İstanbul'daki (31 Mart Vak'ası) ayaklanmayı bastıran Hareket Ordusu'nda görev aldı ve ayaklanma başarıyla kısa sürede bastırıldı. Arnavutluk isyanını bastırma harekatına katıldı. 1911'de İtalya'nın Trablusgarp'a asker çıkarması üzerine Tobruk'a gönderildi. Tobruk ve Derne'de Türk Kuvvetlerini başarı ile yönettikten sonra binbaşı rütbesiyle 1912-1913 yıllarında Balkan Savaşı'na katıldı; Edirne'yi Bulgaristan'dan geri alan kolorduda görev yaptı. 1913-1915 yıllarında Sofya'da ataşe olarak bulundu. Birinci Dünya Savaşı'nda, 1915'te, 19. Tümen Komutanı olarak Çanakkale Savaşı'na katıldı. Gelibolu'da düşman saldırılarını başarı ile durdurdu; "Anafartalar Kahramanı" olarak ün kazandı.
1916'da Doğu Cephesi'ne Kolordu Komutanı olarak atandı ve generalliğe yükseltildi. Rus saldırılarını durduran Mustafa Kemal, Bingöl ve Muş'u düşmandan geri aldı. 1917'de Filistin ve Suriye'de görevli 7. Ordu Komutanlığı'na atandı. Aynı yıl Veliaht Vahdettin ile Almanya'ya gitti. Alman Genel Karargahı ve Alman savaş cephelerinde incelemeler yaptı. 1918'de yeniden görevlendirildiği Suriye cephesinde 7. Ordu Komutanı iken, Birinci Dünya Savaşı'nın sona ermesiyle imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra İstanbul'a geldi. Ülkeyi düşman işgalinden kurtarmak amacını gizli tutarak, Ordu Müfettişliği görevi ile İstanbul'dan ayrıldı.
Karadeniz yoluyla 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkan Mustafa Kemal, 22 Haziran 1919'da Amasya Genelgesi'ni yayımladı. Türk milletine, "Vatanın bütünlüğünün ve milletin bağımsızlığının tehlikede olduğunu, azim ve kararlılıkla vatanın kurtarılması için Sivas'ta bir kongre toplanacağını" bildirdi. Ayrıca Osmanlı Hükümeti'nin verdiği görevden ve askerlikten istifa ederek 23 Temmuz 1919'da Erzurum'da, 4 Eylül 1919'da Sivas'ta toplanan kongrelerin başkanlığını yaptı.
Bu kongrelerde, "Düşman işgaline karşı milletin vatanı savunacağı, bu amaçla geçici bir hükümetin kurulacağı ve bir milli meclisin toplanacağı, manda ve himayenin kabul edilmeyeceği" kararları alındı ve açıklandı. Türkiye Büyük Millet Meclisi, onun çabalarıyla 23 Nisan 1920'de Ankara'da tarihi görevine başladı; Mustafa Kemal, Meclis ve Hükümet Başkanı seçildi. Osmanlı Hükümeti ile İtilaf Devletleri arasında imzalanan Sevr Antlaşması'nı Türk milletinin kabul etmediğini dünyaya duyurdu.
İtilaf Devletleri'nin yardımıyla İzmir'i işgal eden Yunan Kuvvetlerinin ilerlemesi 1921'de Birinci ve İkinci İnönü savaşlarıyla durduruldu. 23 Ağustos 1921'de yeniden saldıran Yunan Ordusu bozguna uğratılarak Başkomutan Mustafa Kemal Paşa'nın yönettiği Türk Ordusu Sakarya Meydan Savaşı'nı zaferle sonuçlandırdı. 22 gün geceli gündüzlü süren bu savaşta Yunan Ordusu ağır kayıplara uğratıldı. Bu zafer nedeniyle Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Mustafa Kemal'e "Mareşal" rütbesi ve "Gazi" unvanı verildi. Türk Ordusu, vatanı düşman işgalinden kurtarmak için 26 Ağustos 1922'de karşı saldırıya başladı. Mustafa Kemal Paşa'nın yönettiği Başkomutan Meydan Savaşı'nda (30 Ağustos 1922) Türk Ordusu Yunan Ordusu'nun büyük kısmını yok etti. Bozguna uğrayarak kaçan düşman kuvvetlerini izleyen Türk Ordusu 9 Eylül 1922'de İzmir'e girdi. 11 Ekim 1922'de Mudanya Ateşkes Antlaşması imzalandı ve İtilaf Devletleri işgal ettikleri Türk topraklarından çekildiler.
Kurtuluş Savaşı'nın ardından TBMM tarafından 29 Ekim 1923 günü Cumhuriyet ilan edilirken, Mustafa Kemal de Cumhurbaşkanı seçildi. 1938'deki ölümüne dek arka arkaya 4 kez cumhurbaşkanı seçilen Atatürk, bu görevi en uzun süre yürüten cumhurbaşkanı oldu.
Mustafa Kemal'e, 24.11.1934 günlü, 2587 sayılı kanunla Atatürk soyadı verildi ve bu soyadının başkaları tarafından kullanılması yasaklandı.
Mustafa Kemal Atatürk, 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı'nın etkilerini hafifletmek ve ülkenin kalkınmasını hızlandırmak amacı ile 1933'te Beş Yıllık Sanayi Planı'nı başlattı. Aynı dönemde dış politikada da önemli adımlar atıldı; Milletler Cemiyeti'ne girilmesi (1932), Balkan Antantı'nın imzalanması (1934), Montrö Boğazlar Sözleşmesi (1936) ve Sadabat Paktı (1937) gibi girişimler Türkiye'nin bölgesinde ve dünyada etkili bir aktör olarak öne çıkmasına katkıda bulundu. Atatürk, Hatay'ın anavatana katılması için yoğun bir diplomatik çaba sarf etti ve onun bu amacı, vefatının ardından 1939 yılında gerçekleşti.
Atatürk, yalnızca Türk milletinin Kurtuluş Savaşı'nı başarı ile yöneten bir komutan değil, aynı zamanda gerçekleştirdiği devrimler ile de dahi bir devlet adamı idi. 57 yıl süren yaşamının büyük kısmında, milletinin ve vatanının bağımsızlığı ve mutluluğu için yılmadan çalıştı ve girdiği her mücadeleden zaferle çıktı.
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu, cesur ve unutulmaz önderi Mustafa Kemal Atatürk, 10 Kasım 1938'de aramızdan ayrıldı.
Mustafa Kemal, 1905 yılında Şam'da 5. Ordu'da, 1907 yılında da Makedonya'daki 3. Ordu'da görevlendirildi. Manastır ve Selanik'te görevli iken 1909'da İstanbul'daki (31 Mart Vak'ası) ayaklanmayı bastıran Hareket Ordusu'nda görev aldı ve ayaklanma başarıyla kısa sürede bastırıldı. Arnavutluk isyanını bastırma harekatına katıldı. 1911'de İtalya'nın Trablusgarp'a asker çıkarması üzerine Tobruk'a gönderildi. Tobruk ve Derne'de Türk Kuvvetlerini başarı ile yönettikten sonra binbaşı rütbesiyle 1912-1913 yıllarında Balkan Savaşı'na katıldı; Edirne'yi Bulgaristan'dan geri alan kolorduda görev yaptı. 1913-1915 yıllarında Sofya'da ataşe olarak bulundu. Birinci Dünya Savaşı'nda, 1915'te, 19. Tümen Komutanı olarak Çanakkale Savaşı'na katıldı. Gelibolu'da düşman saldırılarını başarı ile durdurdu; "Anafartalar Kahramanı" olarak ün kazandı.
1916'da Doğu Cephesi'ne Kolordu Komutanı olarak atandı ve generalliğe yükseltildi. Rus saldırılarını durduran Mustafa Kemal, Bingöl ve Muş'u düşmandan geri aldı. 1917'de Filistin ve Suriye'de görevli 7. Ordu Komutanlığı'na atandı. Aynı yıl Veliaht Vahdettin ile Almanya'ya gitti. Alman Genel Karargahı ve Alman savaş cephelerinde incelemeler yaptı. 1918'de yeniden görevlendirildiği Suriye cephesinde 7. Ordu Komutanı iken, Birinci Dünya Savaşı'nın sona ermesiyle imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra İstanbul'a geldi. Ülkeyi düşman işgalinden kurtarmak amacını gizli tutarak, Ordu Müfettişliği görevi ile İstanbul'dan ayrıldı.
Karadeniz yoluyla 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkan Mustafa Kemal, 22 Haziran 1919'da Amasya Genelgesi'ni yayımladı. Türk milletine, "Vatanın bütünlüğünün ve milletin bağımsızlığının tehlikede olduğunu, azim ve kararlılıkla vatanın kurtarılması için Sivas'ta bir kongre toplanacağını" bildirdi. Ayrıca Osmanlı Hükümeti'nin verdiği görevden ve askerlikten istifa ederek 23 Temmuz 1919'da Erzurum'da, 4 Eylül 1919'da Sivas'ta toplanan kongrelerin başkanlığını yaptı.
Bu kongrelerde, "Düşman işgaline karşı milletin vatanı savunacağı, bu amaçla geçici bir hükümetin kurulacağı ve bir milli meclisin toplanacağı, manda ve himayenin kabul edilmeyeceği" kararları alındı ve açıklandı. Türkiye Büyük Millet Meclisi, onun çabalarıyla 23 Nisan 1920'de Ankara'da tarihi görevine başladı; Mustafa Kemal, Meclis ve Hükümet Başkanı seçildi. Osmanlı Hükümeti ile İtilaf Devletleri arasında imzalanan Sevr Antlaşması'nı Türk milletinin kabul etmediğini dünyaya duyurdu.
İtilaf Devletleri'nin yardımıyla İzmir'i işgal eden Yunan Kuvvetlerinin ilerlemesi 1921'de Birinci ve İkinci İnönü savaşlarıyla durduruldu. 23 Ağustos 1921'de yeniden saldıran Yunan Ordusu bozguna uğratılarak Başkomutan Mustafa Kemal Paşa'nın yönettiği Türk Ordusu Sakarya Meydan Savaşı'nı zaferle sonuçlandırdı. 22 gün geceli gündüzlü süren bu savaşta Yunan Ordusu ağır kayıplara uğratıldı. Bu zafer nedeniyle Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Mustafa Kemal'e "Mareşal" rütbesi ve "Gazi" unvanı verildi. Türk Ordusu, vatanı düşman işgalinden kurtarmak için 26 Ağustos 1922'de karşı saldırıya başladı. Mustafa Kemal Paşa'nın yönettiği Başkomutan Meydan Savaşı'nda (30 Ağustos 1922) Türk Ordusu Yunan Ordusu'nun büyük kısmını yok etti. Bozguna uğrayarak kaçan düşman kuvvetlerini izleyen Türk Ordusu 9 Eylül 1922'de İzmir'e girdi. 11 Ekim 1922'de Mudanya Ateşkes Antlaşması imzalandı ve İtilaf Devletleri işgal ettikleri Türk topraklarından çekildiler.
Kurtuluş Savaşı'nın ardından TBMM tarafından 29 Ekim 1923 günü Cumhuriyet ilan edilirken, Mustafa Kemal de Cumhurbaşkanı seçildi. 1938'deki ölümüne dek arka arkaya 4 kez cumhurbaşkanı seçilen Atatürk, bu görevi en uzun süre yürüten cumhurbaşkanı oldu.
Mustafa Kemal'e, 24.11.1934 günlü, 2587 sayılı kanunla Atatürk soyadı verildi ve bu soyadının başkaları tarafından kullanılması yasaklandı.
Mustafa Kemal Atatürk, 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı'nın etkilerini hafifletmek ve ülkenin kalkınmasını hızlandırmak amacı ile 1933'te Beş Yıllık Sanayi Planı'nı başlattı. Aynı dönemde dış politikada da önemli adımlar atıldı; Milletler Cemiyeti'ne girilmesi (1932), Balkan Antantı'nın imzalanması (1934), Montrö Boğazlar Sözleşmesi (1936) ve Sadabat Paktı (1937) gibi girişimler Türkiye'nin bölgesinde ve dünyada etkili bir aktör olarak öne çıkmasına katkıda bulundu. Atatürk, Hatay'ın anavatana katılması için yoğun bir diplomatik çaba sarf etti ve onun bu amacı, vefatının ardından 1939 yılında gerçekleşti.
Atatürk, yalnızca Türk milletinin Kurtuluş Savaşı'nı başarı ile yöneten bir komutan değil, aynı zamanda gerçekleştirdiği devrimler ile de dahi bir devlet adamı idi. 57 yıl süren yaşamının büyük kısmında, milletinin ve vatanının bağımsızlığı ve mutluluğu için yılmadan çalıştı ve girdiği her mücadeleden zaferle çıktı.
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu, cesur ve unutulmaz önderi Mustafa Kemal Atatürk, 10 Kasım 1938'de aramızdan ayrıldı.
Bu bölüm; forumdaki aktifliğini yitirmiş, sonuçlanmış veya yönetmelik gereği yayından kaldırılmış konuların dijital kaydı için ayrılmıştır. Forum düzenini korumak adına aşağıdaki kurallar uygulanır:
1. Konu Açma Kısıtlaması
Arşiv bölümü üyelerin doğrudan konu açabileceği bir alan değildir. Sadece moderatörler ve adminler tarafından taşınan konular burada yer alır. Üyeler, bu bölümdeki konuları sadece "Okuma" yetkisine sahiptir.
2. Arşive Taşıma Kriterleri
Aşağıdaki içerikler yönetim tarafından arşive taşınır:
3. Yanlışlıkla Arşive Giden Konular
Eğer bir ilanınız veya teknik konunuz yanlışlıkla veya süresi dolduğu için arşive taşınmışsa; konuyu tekrar canlandırmak için "Rapor Et" butonunu kullanarak yönetimden konunun eski yerine taşınmasını talep edebilirsiniz.
4. Yazım ve Düzen Standardı
Arşivdeki konuların başlıkları değiştirilmez, ancak yönetici tarafından konunun başına [Arşiv], [Satıldı] veya [Süresi Doldu] gibi ibareler eklenebilir. Başlıkların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır.
5. Silinmiş Konular ile Arşiv Farkı
Forum kurallarını ağır şekilde ihlal eden (hakaret, illegal içerik, reklam vb.) konular arşive taşınmaz, doğrudan kalıcı olarak silinir. Arşiv, sadece "geçmişe dönük bilgi ve kayıt" tutma amacı taşır.
6. Bilgi Kaynağı Olarak Kullanım
Üyelerimiz, geçmişte yaşanan benzer teknik sorunları veya eski piyasa fiyatlarını araştırmak için Arşiv bölümünde arama yapabilirler. Buradaki bilgiler "referans" niteliğindedir.
1. Konu Açma Kısıtlaması
Arşiv bölümü üyelerin doğrudan konu açabileceği bir alan değildir. Sadece moderatörler ve adminler tarafından taşınan konular burada yer alır. Üyeler, bu bölümdeki konuları sadece "Okuma" yetkisine sahiptir.
2. Arşive Taşıma Kriterleri
Aşağıdaki içerikler yönetim tarafından arşive taşınır:
- Satılık / Arananlar: Ürün satıldığında, takas gerçekleştiğinde veya ilan süresi (30 gün) dolduğunda.
- Organizasyonlar: Etkinlik tarihi geçtikten ve görsel paylaşımları tamamlandıktan sonra.
- Haberler: Güncelliğini tamamen yitirmiş ve tartışması bitmiş eski haberler.
- Teknik Sorunlar: Kesin çözüme kavuşmuş ve "Rehber" niteliği taşımayan kısa süreli yardım talepleri.
3. Yanlışlıkla Arşive Giden Konular
Eğer bir ilanınız veya teknik konunuz yanlışlıkla veya süresi dolduğu için arşive taşınmışsa; konuyu tekrar canlandırmak için "Rapor Et" butonunu kullanarak yönetimden konunun eski yerine taşınmasını talep edebilirsiniz.
4. Yazım ve Düzen Standardı
Arşivdeki konuların başlıkları değiştirilmez, ancak yönetici tarafından konunun başına [Arşiv], [Satıldı] veya [Süresi Doldu] gibi ibareler eklenebilir. Başlıkların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır.
5. Silinmiş Konular ile Arşiv Farkı
Forum kurallarını ağır şekilde ihlal eden (hakaret, illegal içerik, reklam vb.) konular arşive taşınmaz, doğrudan kalıcı olarak silinir. Arşiv, sadece "geçmişe dönük bilgi ve kayıt" tutma amacı taşır.
6. Bilgi Kaynağı Olarak Kullanım
Üyelerimiz, geçmişte yaşanan benzer teknik sorunları veya eski piyasa fiyatlarını araştırmak için Arşiv bölümünde arama yapabilirler. Buradaki bilgiler "referans" niteliğindedir.
- Yorum Yok
- 21.03.2026, 11:08
- Önder Tınaz
Bu bölüm; forumdaki aktifliğini yitirmiş, sonuçlanmış veya yönetmelik gereği yayından kaldırılmış konuların dijital kaydı için ayrılmıştır. Forum düzenini korumak adına aşağıdaki kurallar uygulanır:
1. Konu Açma Kısıtlaması
Arşiv bölümü üyelerin doğrudan konu açabileceği bir alan değildir. Sadece moderatörler ve adminler tarafından taşınan konular burada yer alır. Üyeler, bu bölümdeki konuları sadece "Okuma" yetkisine sahiptir.
2. Arşive Taşıma Kriterleri
Aşağıdaki içerikler yönetim tarafından arşive taşınır:
3. Yanlışlıkla Arşive Giden Konular
Eğer bir ilanınız veya teknik konunuz yanlışlıkla veya süresi dolduğu için arşive taşınmışsa; konuyu tekrar canlandırmak için "Rapor Et" butonunu kullanarak yönetimden konunun eski yerine taşınmasını talep edebilirsiniz.
4. Yazım ve Düzen Standardı
Arşivdeki konuların başlıkları değiştirilmez, ancak yönetici tarafından konunun başına [Arşiv], [Satıldı] veya [Süresi Doldu] gibi ibareler eklenebilir. Başlıkların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır.
5. Silinmiş Konular ile Arşiv Farkı
Forum kurallarını ağır şekilde ihlal eden (hakaret, illegal içerik, reklam vb.) konular arşive taşınmaz, doğrudan kalıcı olarak silinir. Arşiv, sadece "geçmişe dönük bilgi ve kayıt" tutma amacı taşır.
6. Bilgi Kaynağı Olarak Kullanım
Üyelerimiz, geçmişte yaşanan benzer teknik sorunları veya eski piyasa fiyatlarını araştırmak için Arşiv bölümünde arama yapabilirler. Buradaki bilgiler "referans" niteliğindedir.
1. Konu Açma Kısıtlaması
Arşiv bölümü üyelerin doğrudan konu açabileceği bir alan değildir. Sadece moderatörler ve adminler tarafından taşınan konular burada yer alır. Üyeler, bu bölümdeki konuları sadece "Okuma" yetkisine sahiptir.
2. Arşive Taşıma Kriterleri
Aşağıdaki içerikler yönetim tarafından arşive taşınır:
- Satılık / Arananlar: Ürün satıldığında, takas gerçekleştiğinde veya ilan süresi (30 gün) dolduğunda.
- Organizasyonlar: Etkinlik tarihi geçtikten ve görsel paylaşımları tamamlandıktan sonra.
- Haberler: Güncelliğini tamamen yitirmiş ve tartışması bitmiş eski haberler.
- Teknik Sorunlar: Kesin çözüme kavuşmuş ve "Rehber" niteliği taşımayan kısa süreli yardım talepleri.
3. Yanlışlıkla Arşive Giden Konular
Eğer bir ilanınız veya teknik konunuz yanlışlıkla veya süresi dolduğu için arşive taşınmışsa; konuyu tekrar canlandırmak için "Rapor Et" butonunu kullanarak yönetimden konunun eski yerine taşınmasını talep edebilirsiniz.
4. Yazım ve Düzen Standardı
Arşivdeki konuların başlıkları değiştirilmez, ancak yönetici tarafından konunun başına [Arşiv], [Satıldı] veya [Süresi Doldu] gibi ibareler eklenebilir. Başlıkların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır.
5. Silinmiş Konular ile Arşiv Farkı
Forum kurallarını ağır şekilde ihlal eden (hakaret, illegal içerik, reklam vb.) konular arşive taşınmaz, doğrudan kalıcı olarak silinir. Arşiv, sadece "geçmişe dönük bilgi ve kayıt" tutma amacı taşır.
6. Bilgi Kaynağı Olarak Kullanım
Üyelerimiz, geçmişte yaşanan benzer teknik sorunları veya eski piyasa fiyatlarını araştırmak için Arşiv bölümünde arama yapabilirler. Buradaki bilgiler "referans" niteliğindedir.
Bu bölüm; Türkiye’nin dört bir yanındaki Renault ve Dacia tutkunlarını yerelde bir araya getirmek, şehir bazlı organizasyonlar düzenlemek ve yardımlaşma ağını genişletmek amacıyla kurulmuştur. Temsilcilik yapısının ciddiyetini korumak adına aşağıdaki kurallar uygulanır:
1. Temsilci Atama ve Yetki Süreci
Bir şehrin il temsilcisi olabilmek için; forumda aktiflik, teknik bilgi birikimi ve yönetimle uyumlu çalışma şartı aranır. Temsilci adayları yönetim tarafından değerlendirilir ve onaylanır. Kendi kendine "İl Temsilcisiyim" diyen kullanıcıların konuları kapatılır.
2. Yerel Organizasyon Sorumluluğu
İl temsilcileri, kendi illerinde yılda en az belirli periyotlarla (Örn: 3 ayda bir) buluşma veya etkinlik organize etmekle yükümlüdür. Uzun süre sessiz kalan veya pasifleşen temsilcilikler yönetim kararıyla feshedilebilir.
3. Üye Karşılama ve Destek Hattı
İl temsilcilikleri, o şehre yeni taşınan veya yolda kalan RenaultClubTR üyelerine (imkanlar dahilinde) rehberlik etmek, güvenilir usta/servis yönlendirmesi yapmak ve forumun o şehirdeki "Yüzü" olmak zorundadır.
4. Siyasi ve Ticari Tarafsızlık
İl temsilcilikleri adı altında yapılan hiçbir buluşmada siyasi propaganda yapılamaz. Ayrıca temsilciler, forum yönetiminden habersiz bir şekilde yerel esnaflarla "Resmi Sponsorluk" anlaşması imzalayamaz; sadece "Üye İndirim Avantajı" görüşmeleri yapabilirler.
5. Temsilcilik Başlık Standartları
Her ilin kendine ait tek bir ana konusu olmalıdır. Başlıkların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır. (Örn: [Temsilcilik] Sakarya İl Grubu ve Tanışma / [Temsilcilik] Ankara Etkinlik Takvimi).
6. Grup İçi Gruplaşma ve Bölünme Yasağı
Forumun resmi il temsilciliği dışında; forumdan bağımsız WhatsApp, Telegram veya Facebook grupları kurarak üyeleri asıl platformdan koparmaya çalışmak ihraç sebebidir. Tüm iletişim kanalları forumla entegre olmalıdır.
7. Davranış ve Temsil Kabiliyeti İl temsilcileri, hem trafikte hem de sosyal hayatta araçlarında RenaultClubTR stickerı veya amblemi taşırken örnek sürücü olmak zorundadır. Trafik kurallarını ihlal eden veya toplumu rahatsız eden temsilcilerin yetkileri derhal geri alınır.
1. Temsilci Atama ve Yetki Süreci
Bir şehrin il temsilcisi olabilmek için; forumda aktiflik, teknik bilgi birikimi ve yönetimle uyumlu çalışma şartı aranır. Temsilci adayları yönetim tarafından değerlendirilir ve onaylanır. Kendi kendine "İl Temsilcisiyim" diyen kullanıcıların konuları kapatılır.
2. Yerel Organizasyon Sorumluluğu
İl temsilcileri, kendi illerinde yılda en az belirli periyotlarla (Örn: 3 ayda bir) buluşma veya etkinlik organize etmekle yükümlüdür. Uzun süre sessiz kalan veya pasifleşen temsilcilikler yönetim kararıyla feshedilebilir.
3. Üye Karşılama ve Destek Hattı
İl temsilcilikleri, o şehre yeni taşınan veya yolda kalan RenaultClubTR üyelerine (imkanlar dahilinde) rehberlik etmek, güvenilir usta/servis yönlendirmesi yapmak ve forumun o şehirdeki "Yüzü" olmak zorundadır.
4. Siyasi ve Ticari Tarafsızlık
İl temsilcilikleri adı altında yapılan hiçbir buluşmada siyasi propaganda yapılamaz. Ayrıca temsilciler, forum yönetiminden habersiz bir şekilde yerel esnaflarla "Resmi Sponsorluk" anlaşması imzalayamaz; sadece "Üye İndirim Avantajı" görüşmeleri yapabilirler.
5. Temsilcilik Başlık Standartları
Her ilin kendine ait tek bir ana konusu olmalıdır. Başlıkların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır. (Örn: [Temsilcilik] Sakarya İl Grubu ve Tanışma / [Temsilcilik] Ankara Etkinlik Takvimi).
6. Grup İçi Gruplaşma ve Bölünme Yasağı
Forumun resmi il temsilciliği dışında; forumdan bağımsız WhatsApp, Telegram veya Facebook grupları kurarak üyeleri asıl platformdan koparmaya çalışmak ihraç sebebidir. Tüm iletişim kanalları forumla entegre olmalıdır.
7. Davranış ve Temsil Kabiliyeti İl temsilcileri, hem trafikte hem de sosyal hayatta araçlarında RenaultClubTR stickerı veya amblemi taşırken örnek sürücü olmak zorundadır. Trafik kurallarını ihlal eden veya toplumu rahatsız eden temsilcilerin yetkileri derhal geri alınır.
- Yorum Yok
- 21.03.2026, 11:06
- Önder Tınaz
Bu bölüm; Türkiye’nin dört bir yanındaki Renault ve Dacia tutkunlarını yerelde bir araya getirmek, şehir bazlı organizasyonlar düzenlemek ve yardımlaşma ağını genişletmek amacıyla kurulmuştur. Temsilcilik yapısının ciddiyetini korumak adına aşağıdaki kurallar uygulanır:
1. Temsilci Atama ve Yetki Süreci
Bir şehrin il temsilcisi olabilmek için; forumda aktiflik, teknik bilgi birikimi ve yönetimle uyumlu çalışma şartı aranır. Temsilci adayları yönetim tarafından değerlendirilir ve onaylanır. Kendi kendine "İl Temsilcisiyim" diyen kullanıcıların konuları kapatılır.
2. Yerel Organizasyon Sorumluluğu
İl temsilcileri, kendi illerinde yılda en az belirli periyotlarla (Örn: 3 ayda bir) buluşma veya etkinlik organize etmekle yükümlüdür. Uzun süre sessiz kalan veya pasifleşen temsilcilikler yönetim kararıyla feshedilebilir.
3. Üye Karşılama ve Destek Hattı
İl temsilcilikleri, o şehre yeni taşınan veya yolda kalan RenaultClubTR üyelerine (imkanlar dahilinde) rehberlik etmek, güvenilir usta/servis yönlendirmesi yapmak ve forumun o şehirdeki "Yüzü" olmak zorundadır.
4. Siyasi ve Ticari Tarafsızlık
İl temsilcilikleri adı altında yapılan hiçbir buluşmada siyasi propaganda yapılamaz. Ayrıca temsilciler, forum yönetiminden habersiz bir şekilde yerel esnaflarla "Resmi Sponsorluk" anlaşması imzalayamaz; sadece "Üye İndirim Avantajı" görüşmeleri yapabilirler.
5. Temsilcilik Başlık Standartları
Her ilin kendine ait tek bir ana konusu olmalıdır. Başlıkların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır. (Örn: [Temsilcilik] Sakarya İl Grubu ve Tanışma / [Temsilcilik] Ankara Etkinlik Takvimi).
6. Grup İçi Gruplaşma ve Bölünme Yasağı
Forumun resmi il temsilciliği dışında; forumdan bağımsız WhatsApp, Telegram veya Facebook grupları kurarak üyeleri asıl platformdan koparmaya çalışmak ihraç sebebidir. Tüm iletişim kanalları forumla entegre olmalıdır.
7. Davranış ve Temsil Kabiliyeti İl temsilcileri, hem trafikte hem de sosyal hayatta araçlarında RenaultClubTR stickerı veya amblemi taşırken örnek sürücü olmak zorundadır. Trafik kurallarını ihlal eden veya toplumu rahatsız eden temsilcilerin yetkileri derhal geri alınır.
1. Temsilci Atama ve Yetki Süreci
Bir şehrin il temsilcisi olabilmek için; forumda aktiflik, teknik bilgi birikimi ve yönetimle uyumlu çalışma şartı aranır. Temsilci adayları yönetim tarafından değerlendirilir ve onaylanır. Kendi kendine "İl Temsilcisiyim" diyen kullanıcıların konuları kapatılır.
2. Yerel Organizasyon Sorumluluğu
İl temsilcileri, kendi illerinde yılda en az belirli periyotlarla (Örn: 3 ayda bir) buluşma veya etkinlik organize etmekle yükümlüdür. Uzun süre sessiz kalan veya pasifleşen temsilcilikler yönetim kararıyla feshedilebilir.
3. Üye Karşılama ve Destek Hattı
İl temsilcilikleri, o şehre yeni taşınan veya yolda kalan RenaultClubTR üyelerine (imkanlar dahilinde) rehberlik etmek, güvenilir usta/servis yönlendirmesi yapmak ve forumun o şehirdeki "Yüzü" olmak zorundadır.
4. Siyasi ve Ticari Tarafsızlık
İl temsilcilikleri adı altında yapılan hiçbir buluşmada siyasi propaganda yapılamaz. Ayrıca temsilciler, forum yönetiminden habersiz bir şekilde yerel esnaflarla "Resmi Sponsorluk" anlaşması imzalayamaz; sadece "Üye İndirim Avantajı" görüşmeleri yapabilirler.
5. Temsilcilik Başlık Standartları
Her ilin kendine ait tek bir ana konusu olmalıdır. Başlıkların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır. (Örn: [Temsilcilik] Sakarya İl Grubu ve Tanışma / [Temsilcilik] Ankara Etkinlik Takvimi).
6. Grup İçi Gruplaşma ve Bölünme Yasağı
Forumun resmi il temsilciliği dışında; forumdan bağımsız WhatsApp, Telegram veya Facebook grupları kurarak üyeleri asıl platformdan koparmaya çalışmak ihraç sebebidir. Tüm iletişim kanalları forumla entegre olmalıdır.
7. Davranış ve Temsil Kabiliyeti İl temsilcileri, hem trafikte hem de sosyal hayatta araçlarında RenaultClubTR stickerı veya amblemi taşırken örnek sürücü olmak zorundadır. Trafik kurallarını ihlal eden veya toplumu rahatsız eden temsilcilerin yetkileri derhal geri alınır.
Bu bölüm; RenaultClubTR (RCT) çatısı altında düzenlenen buluşmalar, teknik geziler, kahvaltı etkinlikleri ve konvoy sürüşleri için ayrılmıştır. Katılımcıların güvenliğini ve forumun itibarını korumak adına aşağıdaki kurallar tavizsiz uygulanır:
1. Yönetim Onayı ve Sorumluluk
Forum genelini kapsayan veya "RenaultClubTR" isminin kullanıldığı tüm organizasyonlar için önceden yönetimden onay alınması zorunludur. Bireysel olarak düzenlenen küçük çaplı buluşmalarda oluşabilecek her türlü yasal ve maddi sorumluluk organizasyonu yapan kişiye aittir.
2. Trafik Kuralları ve Çevre Saygısı
Organizasyon süresince ve özellikle konvoy sürüşlerinde Karayolları Trafik Kanunu'na uymak zorunludur. Makas atmak, tehlikeli şerit değiştirmek, aşırı hız yapmak veya egzoz patlatmak kesinlikle yasaktır. Bu kuralı ihlal eden kişiler bir daha etkinliklere dahil edilmez.
3. Alkol ve Yasaklı Madde Kısıtlaması
Direksiyon başında olunacak organizasyonlarda alkol veya odaklanmayı engelleyen madde kullanımı kesinlikle yasaktır. Etkinlik alanında toplumu rahatsız edecek şekilde alkol tüketimi forum ilkeleriyle bağdaşmaz.
4. Siyasi ve İdeolojik Gösteri Yasağı
Etkinliklerde araçlara siyasi parti flamaları, ideolojik görseller veya toplumu kutuplaştıran afişler asılması yasaktır. RCT, her görüşten üyenin ortak paydası olan otomobil sevgisi üzerine kuruludur.
5. Katılım ve LCV (Lütfen Cevap Veriniz) Kuralı
Etkinliğe katılacağını belirten üyelerin, organizatörün işini kolaylaştırmak adına son ana kadar durumlarını netleştirmesi gerekir. Mazeretsiz olarak gelinmeyen etkinlikler, kontenjanlı organizasyonlarda diğer üyelerin hakkını gasbetmek anlamına gelir.
6. Görsel Paylaşım ve Gizlilik
Etkinlik sonrası paylaşılan fotoğraflarda, diğer üyelerin özel hayatına saygı gösterilmelidir. Eğer bir üye plakasının veya yüzünün görünmesini istemiyorsa, bu talebe saygı duyulmalı ve gerekli sansürleme yapılmalıdır.
7. Başlık ve İlan Düzeni
Organizasyon başlıkları şehir ve tarih bilgisini içermelidir. Başlıkların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır. (Örn: [İstanbul] 25 Mayıs Sahil Kahvaltısı ve Konvoy / [Sakarya] Teknik Garaj Buluşması).
1. Yönetim Onayı ve Sorumluluk
Forum genelini kapsayan veya "RenaultClubTR" isminin kullanıldığı tüm organizasyonlar için önceden yönetimden onay alınması zorunludur. Bireysel olarak düzenlenen küçük çaplı buluşmalarda oluşabilecek her türlü yasal ve maddi sorumluluk organizasyonu yapan kişiye aittir.
2. Trafik Kuralları ve Çevre Saygısı
Organizasyon süresince ve özellikle konvoy sürüşlerinde Karayolları Trafik Kanunu'na uymak zorunludur. Makas atmak, tehlikeli şerit değiştirmek, aşırı hız yapmak veya egzoz patlatmak kesinlikle yasaktır. Bu kuralı ihlal eden kişiler bir daha etkinliklere dahil edilmez.
3. Alkol ve Yasaklı Madde Kısıtlaması
Direksiyon başında olunacak organizasyonlarda alkol veya odaklanmayı engelleyen madde kullanımı kesinlikle yasaktır. Etkinlik alanında toplumu rahatsız edecek şekilde alkol tüketimi forum ilkeleriyle bağdaşmaz.
4. Siyasi ve İdeolojik Gösteri Yasağı
Etkinliklerde araçlara siyasi parti flamaları, ideolojik görseller veya toplumu kutuplaştıran afişler asılması yasaktır. RCT, her görüşten üyenin ortak paydası olan otomobil sevgisi üzerine kuruludur.
5. Katılım ve LCV (Lütfen Cevap Veriniz) Kuralı
Etkinliğe katılacağını belirten üyelerin, organizatörün işini kolaylaştırmak adına son ana kadar durumlarını netleştirmesi gerekir. Mazeretsiz olarak gelinmeyen etkinlikler, kontenjanlı organizasyonlarda diğer üyelerin hakkını gasbetmek anlamına gelir.
6. Görsel Paylaşım ve Gizlilik
Etkinlik sonrası paylaşılan fotoğraflarda, diğer üyelerin özel hayatına saygı gösterilmelidir. Eğer bir üye plakasının veya yüzünün görünmesini istemiyorsa, bu talebe saygı duyulmalı ve gerekli sansürleme yapılmalıdır.
7. Başlık ve İlan Düzeni
Organizasyon başlıkları şehir ve tarih bilgisini içermelidir. Başlıkların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır. (Örn: [İstanbul] 25 Mayıs Sahil Kahvaltısı ve Konvoy / [Sakarya] Teknik Garaj Buluşması).
- Yorum Yok
- 21.03.2026, 11:02
- Önder Tınaz
Bu bölüm; RenaultClubTR (RCT) çatısı altında düzenlenen buluşmalar, teknik geziler, kahvaltı etkinlikleri ve konvoy sürüşleri için ayrılmıştır. Katılımcıların güvenliğini ve forumun itibarını korumak adına aşağıdaki kurallar tavizsiz uygulanır:
1. Yönetim Onayı ve Sorumluluk
Forum genelini kapsayan veya "RenaultClubTR" isminin kullanıldığı tüm organizasyonlar için önceden yönetimden onay alınması zorunludur. Bireysel olarak düzenlenen küçük çaplı buluşmalarda oluşabilecek her türlü yasal ve maddi sorumluluk organizasyonu yapan kişiye aittir.
2. Trafik Kuralları ve Çevre Saygısı
Organizasyon süresince ve özellikle konvoy sürüşlerinde Karayolları Trafik Kanunu'na uymak zorunludur. Makas atmak, tehlikeli şerit değiştirmek, aşırı hız yapmak veya egzoz patlatmak kesinlikle yasaktır. Bu kuralı ihlal eden kişiler bir daha etkinliklere dahil edilmez.
3. Alkol ve Yasaklı Madde Kısıtlaması
Direksiyon başında olunacak organizasyonlarda alkol veya odaklanmayı engelleyen madde kullanımı kesinlikle yasaktır. Etkinlik alanında toplumu rahatsız edecek şekilde alkol tüketimi forum ilkeleriyle bağdaşmaz.
4. Siyasi ve İdeolojik Gösteri Yasağı
Etkinliklerde araçlara siyasi parti flamaları, ideolojik görseller veya toplumu kutuplaştıran afişler asılması yasaktır. RCT, her görüşten üyenin ortak paydası olan otomobil sevgisi üzerine kuruludur.
5. Katılım ve LCV (Lütfen Cevap Veriniz) Kuralı
Etkinliğe katılacağını belirten üyelerin, organizatörün işini kolaylaştırmak adına son ana kadar durumlarını netleştirmesi gerekir. Mazeretsiz olarak gelinmeyen etkinlikler, kontenjanlı organizasyonlarda diğer üyelerin hakkını gasbetmek anlamına gelir.
6. Görsel Paylaşım ve Gizlilik
Etkinlik sonrası paylaşılan fotoğraflarda, diğer üyelerin özel hayatına saygı gösterilmelidir. Eğer bir üye plakasının veya yüzünün görünmesini istemiyorsa, bu talebe saygı duyulmalı ve gerekli sansürleme yapılmalıdır.
7. Başlık ve İlan Düzeni
Organizasyon başlıkları şehir ve tarih bilgisini içermelidir. Başlıkların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır. (Örn: [İstanbul] 25 Mayıs Sahil Kahvaltısı ve Konvoy / [Sakarya] Teknik Garaj Buluşması).
1. Yönetim Onayı ve Sorumluluk
Forum genelini kapsayan veya "RenaultClubTR" isminin kullanıldığı tüm organizasyonlar için önceden yönetimden onay alınması zorunludur. Bireysel olarak düzenlenen küçük çaplı buluşmalarda oluşabilecek her türlü yasal ve maddi sorumluluk organizasyonu yapan kişiye aittir.
2. Trafik Kuralları ve Çevre Saygısı
Organizasyon süresince ve özellikle konvoy sürüşlerinde Karayolları Trafik Kanunu'na uymak zorunludur. Makas atmak, tehlikeli şerit değiştirmek, aşırı hız yapmak veya egzoz patlatmak kesinlikle yasaktır. Bu kuralı ihlal eden kişiler bir daha etkinliklere dahil edilmez.
3. Alkol ve Yasaklı Madde Kısıtlaması
Direksiyon başında olunacak organizasyonlarda alkol veya odaklanmayı engelleyen madde kullanımı kesinlikle yasaktır. Etkinlik alanında toplumu rahatsız edecek şekilde alkol tüketimi forum ilkeleriyle bağdaşmaz.
4. Siyasi ve İdeolojik Gösteri Yasağı
Etkinliklerde araçlara siyasi parti flamaları, ideolojik görseller veya toplumu kutuplaştıran afişler asılması yasaktır. RCT, her görüşten üyenin ortak paydası olan otomobil sevgisi üzerine kuruludur.
5. Katılım ve LCV (Lütfen Cevap Veriniz) Kuralı
Etkinliğe katılacağını belirten üyelerin, organizatörün işini kolaylaştırmak adına son ana kadar durumlarını netleştirmesi gerekir. Mazeretsiz olarak gelinmeyen etkinlikler, kontenjanlı organizasyonlarda diğer üyelerin hakkını gasbetmek anlamına gelir.
6. Görsel Paylaşım ve Gizlilik
Etkinlik sonrası paylaşılan fotoğraflarda, diğer üyelerin özel hayatına saygı gösterilmelidir. Eğer bir üye plakasının veya yüzünün görünmesini istemiyorsa, bu talebe saygı duyulmalı ve gerekli sansürleme yapılmalıdır.
7. Başlık ve İlan Düzeni
Organizasyon başlıkları şehir ve tarih bilgisini içermelidir. Başlıkların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır. (Örn: [İstanbul] 25 Mayıs Sahil Kahvaltısı ve Konvoy / [Sakarya] Teknik Garaj Buluşması).
Forumda Ara
Hoşgeldin, Ziyaretçi
Son Yazılanlar
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 10 aktif kullanıcı var.
(0 Üye - 10 Ziyaretçi)
Forum İstatistikleri
- Toplam Konular
- 144
- Toplam Yorumlar
- 147
- Toplam Üyeler
- 12
- Son Üye ipekyrr
aramıza hoşgeldiniz.